|
1136 Sayılı Avukatlık Yasasının değişik 35.ci maddesi ile , 6762 Sayılı Türk Ticaret kanunun 272 maddesinde öngörülen en az esas sermaye miktarının beş katı veya daha fazla sermayesi bulunan anonim şirketler ile ( Anonim şirketlerde en az sermaye miktarı beş milyar lira olup) üye sayısı 100 veya daha fazla olan yapı kooperatifleri şirketlerinde sözleşmeli bir avukat bulundurma yükümü altına girmişleridir. Bu hüküm, anılan yasanın Resmi Gazetede yayımlandığı tarih olan 10.5.2001 tarihinden altı ay sonra yani 10.11.2001 tarihinde yürürlüğe girmiştir Türk Ticaret Kanununun 272.ci maddesi hükmü gereği anonim şirketlerde asgari sermaye limiti 5.000.000.000.-TL .iken , 22.12.2001 güne ve 2001/3500 kararname ile Türk Ticaret Kanunun 272 maddesindeki anaonim şirketlerdeki asgari sermaye miktarı anonim şirketlerde 50.000.000.- TL ye Limited şirketlerde de 5.000.000.000.- TL ye yükseltilmiştir. Bunun sonucunda 19.1.2002 tarihinden itibaren anonim şirketlerde avukat bulundurma mecburiyeti 250.000.000.000.- TL ve üzeri tescilli sermayesi olan anonim şirketler açısından yasal yükümlülüktür. Yukarıda arz olunan yasa hükmü ile, yasal yükümlülüğü olup ta , sözleşmeli avukat tayin etme yükümlülüğüne uyulmaması halinde, 10.11.2001 tarihinden itibaren bu yükümlülüğünü yerine getirmeyenler , 10.11.2001 tarihinden itibaren sözleşmeli avukat tayin etmedikleri her ay için , o ay yürürlükte bulunan sanayi sektöründe geçerli asgari ücretin brüt tutarı kadar mahallin en büyük mülki amiri tarafından para cezası kesileceği , kesinleşen cezasının da 6183 Sayılı Amme Alacakları tahsili usulü hakkındaki kanun hükümlerine göre tahsil edileceği hüküm altına alınmıştır. Avukatlık mesleği her derecede, kamu daire ve müesseseleri, yargı, resmi ve özel kişiler nezrinde hukuki mesele ve ihtilaflarının dürüstlük kuralı içinde adalet ve hakkaniyetle çözümlenmesi, hukuki meselelere yasa koyucunun iradesine uygun çözüm üretilmesinde taraf açısından temsil yeteneğinin kullanılması, hukuki ilişkilerin düzenlenmesinde taraf hak ve menfaatlerini hukuk kurallarına uygun olarak gözetmesi ve kendisine verilen temsil yetkisini bu bağlamda kullanması açısından önemlidir. Yine avukatlık mesleği hukuk danışmanlığı olarak ta kişi ve kuruluşların yasadaki hak ve yetkilerini etkin kullanmaları açısından önemlidir. Ancak Toplumumuzun karesteristik özelliği, sağlamken chek-up yaptırmayıp , hasta olmadan da doktora gidilmemesi ancak ameliyatlık hale gelince ve ağır tedaviye muhtaç olunca doktor aklımıza gelir. Aynı şekilde ; hukuki mesele kangren olunca veya aleyhe bir dava ikame edilince avukata gidilir. Teamül budur. Burada , anılan emredici yasa hükmü ile belli kesimin yükümlülük altına sokulmasının öz eleştiri olarak doğruluğu veya yanlışlığı tartışmasına girmek istemiyorum. Ancak yasada açığa kavuşması gereken ve belirginleşmesi gereken tereddütler vardır. Örneğin Bir Anonim Şirketinin ticaret sicilindeki tescil gördüğü merkezi Ankara’dadır, diğer vilayetlerde de şube tescilleri ve şube olarak faaliyetleri vardır. Örneğin Bankalar, Bunlar sadece merkez için mi sözleşmeli avukat bulunduracaklar, şube için sözleşmeli avukat olacak mı olmayacak mı, Örneğin, iştirak veya holding ilişkisi bulunan şirketlerin ayrı ayrı avukat bulundurmalarının zorunlu olup , olmadığı belli değildir. Sözleşmeli avukatın ücretinin her ay için hizmet akdine dayalı bordro ile mi ücret ödeneceği , Yoksa her ay için Baronun tespit ettiği ve ilan ettiği bir ücret var mı , ücret tespitinde, sözleşme serbestisi ilkesi mi geçerli ve ücret yine her ay için serbest meslek makbuzuz karşılığımı ödeneceği açıklanmamıştır. Avukatlık yasası , avukatın yönetim kurulu üyesi veya denetçi olabileceğine amirdir. Eğer Anonim şirkette veya kooperatif şirkette yönetim kurulu üyesi olan bir avukat varsa , bu şirket sözleşmeli avukat tutacak mıdır. Eğer Anonim şirkette veya kooperatif şirkette denetleme kurulu üyesi olan bir avukat varsa , bu şirket sözleşmeli avukat tutacak mıdır. Bize göre, bu konularda ve muhtemel çıkabilecek uygulama sorunları açısından uygulamaya taraf olan Barolar birliği , Sanayi ve Ticaret bakanlığı, Adalet bakanlığı, TOBB dan görüş alarak uygulama tebliği çıkarmalıdır. Yine, 19.1.2002 Gün ve 24645 sayılı resmi gazetede yayımlanan 22.12.2001 Gün ve 2001/3500 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile TTK nun 272.ci maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle, asgari sermaye limitdi olan ; anonim şirketlerde 50.000.000.000. - TL ( elli milyar ) , limited şirketlerde 5.000.000.000.- TL ( Beş Milyar Lira ) ye yükseltmeyen şirketler açısından geçmişte yaşanan sorunların yine gündeme gelmesi olasıdır. Yani asgari sermaye limitine çıkmayan şirketin münfesih duruma düşmesi olasıdır. Bu konuda 19.1.2002 Gün ve 24645 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 22.12.2001 Gün ve 2001/3500 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Türk Ticaret Kanununun 272.ci maddesi hükmü gereği anonim şirketlerde asgari sermaye limiti 5.000.000.000.-TL , Limited şirketlerde 500.000.000.- TL iken , 22.12.2001 güne ve 2001/3500 kararname ile Türk Ticaret Kanunun 272 maddesindeki Anonim şirketlerdeki asgari sermaye miktarı anonim şirketlerde 50.000.000.000..- TL ye, Limited şirketlerde de 5.000.000.000.- TL ye yükseltilmesi nedeniyle halen faal olan şirketlerin hangi süre içinde sermaye artışına gidecekleri , anılan yasal düzenleme nedeniyle sermaye artışı yapmayanların durumunun ne olacağı , sermayeyi anulan limitlere çıkarmayan şirket ortaklarının ne olacağı vs gibi sorunlar hakkında , Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tebliği ile sorunlar açıklığa kavuşturulmalıdır. 1136 Sayılı Avukatlık Yasasının değişik 35.ci maddesi ile , 6762 Sayılı Türk Ticaret kanunun 272 maddesinde öngörülen en az esas sermaye miktarının beş katı veya daha fazla sermayesi bulunan anonim şirketler ile ( Anonim şirketlerde en az sermaye miktarı beş milyar lira olup üye sayısı 100 veya daha fazla olan yapı kooperatifleri şirketlerinde sözleşmeli bir avukat bulundurma yükümü uygulamasının ülke kalkınmasına ve ülke ekonomisinin sağlıklı işlemesine vesile olması dilek ve temennisiyle Mustafa DönmezGediz Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı
|