>>
ANONİM ŞİRKET VE LİMİTED ŞİRKET ORTAKLIĞININ SOSYAL GÜVENLİĞİ VE SİGORTALIK DURUMU

 

ANONİM ŞİRKET KURUCU  ORTAKLARI VE YÖNETİM KURULU ÜYELERİNİN DURUMU

 

Türk Ticaret Kanunu’na göre, anonim şirketin sevk ve idaresi temsil ve ilzamı yönetim kurulu üyelerine tanınmış bir hak ve yükümlülüktür. Yönetim Kurulu üyeleri ve yönetim kurulu başkanı tarafından Ticaret Kanunu’ndan doğan iş bu yönetme hakkını ifa ederken şirketin tüzel kişiliği ile aralarında vekalet akdine dayanan bir ilişki bulunduğundan , 1475 Sayılı iş yasası kapsamında işçi vasfında olmadıklarından 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu kapsamında sigortalı olmaları mümkün değildir. Yönetim kurulu başkanı ve üyelerinin yönetim kurulu üyeliklerinden doğan bu görevlerini ifadan dolayı genel kurulun tespit edeceği şekilde şirketten ücret almaları, 506 sayılı yasa kapsamında sigortalı olmalarını gerektirmez ve şirket  ile yönetim kurulu üyeleri arasındaki seçilme ile doğan vekalet akdi ilişkisini ortadan kaldırılmaz.

 

Bağ-Kur Kanunu’na göre, anonim şirketlerin kurucu ortakları ile yönetim kurulu üyesi olan ortakları 04.05.1979 tarihinden itibaren zorunlu olarak Bağ-Kur sigortalısı kapsamına almışlardır.  Buna göre 04.05.1979 tarihinden itibaren Bağ-Kur sigortalısı olması gereken anonim şirketin yönetim kurulu üyesi ortakları ile kurucu ortakları, yönetim kurulu üyelikleri ve kurucu ortaklıkları devam ettiği sürece sonradan hizmet akdine istinaden çalışmaya başlasalar dahi, 506 sayılı yasa kapsamında SSK’dan sigortalı olamayacaklardır. Anonim şirket ortaklarından kurucu ortak ve yönetim kurulu üyesi olmayan ortakların, şirkette hizmet akdine istinaden çalışmaları durumunda Bağ-Kur dahil SSK sigortalısı olmaları söz konusu olacaktır.

 

LİMİTED ŞİRKET ORTAKLARININ DURUMU

Türk ticaret Kanunu’na göre limited  şirketin sevk ve idaresi temsil ve ilzamı gerek ortaklar içinden gerekse ortak dışı müdürlerin atamasıyla bir hak ve hükümlülüktür. Bağ-Kur Kanunu’na göre, limited şirket ortakları ile limited şirket ortakları içinden seçilmiş şirket müdürü olan ortakları 04.05.1979 tarihinden itibaren zorunlu olarak Bağ-Kur sigortalısı kapsamına alınmışlardır.

Buna göre 04.05.1979 tarihinden itibaren Bağ-Kur sigortalısı olması gereken limited şirket ortakları ile limited şirket ortakları içinden seçilmiş şirket müdürleri bu vasıf ve sıfatları devam ettiği sürece sonradan hizmet akdine istinaden çalışmaya başlasalar dahi, 506 sayılı yasa kapsamında SSK’dan sigortalı olmayacaklardır.

Buna göre 04.05.1979 tarihinden itibaren Bağ-Kur sigortalısı olması gereken limited şirket ortakları ile Limited şirket ortakları içinden seçilmiş şirket müdürleri bu vasıf ve sıfatları devam ettiği sürece, sonradan hizmet akdine çalışmaları durumunda Bağ-Kur değil SSK sigortalısı olmaları söz konusu olacaktır.

Hizmet Çakışması

Şirket ortaklarının sigortalılık durumu ile ilgili olarak Çalışma Bakanlığı’nın eş güdümünde SSK Genel Müdürlüğü ile Bağ-Kur Genel Müdürlüğü bir protokol yapmışlar ve uygulamaya açıklık getirmişlerdir. Buna istinaden, SSK Genel Müdürlüğü 16-60 ek sayılı genelgeyi yayınlamışlardır. Ancak genelgenin birinci madde

“... bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işverenin emrine çalışmaları dolayısı  ile 506 sayılı kanunun 1’inci maddesine göre sigortalı olanlar, sigortalılıkları sürerken çalıştıkları işyerlerine veya başka bir şirkete ortak, anonim şirkette ise kurucu ortak    veya yönetim kurulu üyesi ortak oldukları takdirde Sosyal Sigortalar Kanunu’na tabi sigortalılıkları kesintiye uğrayıncaya kadar Bağ-Kur’ a tabi tutulmayacaklardır.”

Aynı genelgenin ikinci maddesinde de

“... ŞİRKET ortağı yada anonim şirketin kurucu ortak veya yönetim kurulu üyesi olmaları dolayısıyla Bağ-Kur Kanunu’na göre Bağ-Kur sigortalısı olanlar sigortalılıkları sürerken, bir hizmet akdine dayanarak çalışmaya başladıkları takdirde, Bağ-Kur sigortalılıkları kesintiye uğrayıncaya kadar Sosyal Sigortalar Kanunu’na tabi tutulmayacaklardır. Sosyal sigortalar Kanunu veya Bağ-Kur kanunu’na göre Sigortalılığı, devam etmekte iken, diğer sosyal Güvenlik Kurulu kapsamında giren bir işte çalışmaya başlayanların, önceki sigortalılığın kesintiye uğraması durumunda ise, kesinti tarihinden itibaren son çalışmalarının gerektirdiği Sosyal Güvenlik Kuruluşu ile ilgilendirmeleri sağlanacaktır. Ancak geçici ile göremezlik dolayısıyla geçen süreler ile hafta sonu ve resmi tatil süreleri sigortalılığı kesintisi olarak değerlendirilmeyecektir.

Yukarıda açıklanan durumlar aynı iş verene ait değişik iş yerlerinde veya birden fazla iş verene ait iş yerlerinde gerçekleşmesi uygulamayı değiştirmeyecektir...” açıklamasına yer verilmiştir. Ancak yüksek Yargıtay’ın konuya akışı farklıdır.

17.10.2000 gün ve esas 2000/6545 karar 2000/6920 sayılı kararında özetle:

506 sayılı SSK göre Sigortalı olan kişi, Anonim şirket ortağı, yönetim kurulu üyesi veya Limited şirket ortağı olmaktan ötürü Bağ-Kur’ un mecburi sigortalısı olmasını gerektirir gün itibariyle, hizmet akdine dayalı bir çalışmasının varlığının saptanması halinde 506 sayılı yasa kapsamındaki bu sigortalılığı geçerlilik tanımak, aksi durumda Bağ-kur sigortalısı olması gerektiğine karar vermek gerektiğini içtihat etmiştir. Bu nedenle 506 sayılı yasa kapsamında isteğe bağlı sigortalı olup ta Anonim şirket kurucu ortağı olanların, Anonim şirket yönetim kurulu üyesi olanların veya Limited şirket ortağı olanların 506 sayılı yasa kapsamındaki sigortalılıkları geçersizdir. Bağ-Kur sigortalısı olmaları gerekir. 506 sayılı yasa kapsamında hizmet akdine dayalı sigortalı olup ta, daha sonra Anonim şirket kurucu ortağı olanların Anonim şirket  yönetim kurulu üyesi olanların veya Limited şirket ortağı olanların hizmet akdinin kesintiye uğradığı tarih itibariyle 506 sayılı yasa kapsamında ki sigortalılıkları geçersizdir. Bağ-Kur sigortalısı olmaları gerekir

 

 Mustafa Dönmez

Gediz Ticaret ve Sanayi Odası

Yönetim Kurulu Başkanı

 

 

<< GERİ