1.4 Mevcut durumda ;2886 sayılı ihale Yasasının 6'cı maddesi doğrudan yada dolaylı olarak
kamu ihalelerine katılmayacak olanları sıralamış ve ilgili kanunun ve diğer kanununlardaki
hükümler gereğince geçici veya sürekli olarak kamu ihalelerine katılmaktan yasaklanmış
olanları hüküm altına almış tır.Madede de yasaklama hususunda herhangi bir iş veya işler
istisna kapsamında değerlendirilmemiştir.Dolayısıyla bu yasaklamalar ihale Yasasının "kapsam"
başlıklı 1'ci maddesinde sözü edilen tüm ihale işleri için geçerli bulunmaktadır.


6'cı madede idareyi yapan idarenin ita amirleri ile ihale işlemlerini hazırlamak,yürütmek,
sonuçlandırmak ve denetlemekle görevli olanlar ve bu şahısların eş ve çocukları ile ikinci
dereceye kadar kan ve sıhri hısımlarının ve bunların ortaklarının (yönetim kurulu üyeliği
olmayan anonim ortaklıklar hariç ) ihalelerine katılmaktan yasaklanmış olanların sistem olarak
yasasdaki yeri korunmalı ve emredici hüküm olarak yasadaki yeri güçlendirilmelidir.


İHALE YASASINDAN MÜEYYİDE OLARAK KAYNAKLANAN YASAKLAMA HÜKÜMLERİ


Mevcut ihale kanununda,kamu ihalelerine geçici ve sürekli olarak katılmamayı gerektiren fiil
ve davranışların neler olduğu 83'cü madede ayrıntılı biçimde sıralanmaktadır.Bununla birlikte
84'cü madede idarelerce "ihalelere katılmaktan geçici yasaklama "ve 85'ci maddede ise "ceza
sorumluluğu ve sonuçları " başlığı ile "ihalelere katılmaktan sürekli yasaklama " konularına
açıklık getirilmektedir.Bu maddeler sistem olarak korunmalı ve emredici hüküm olarak yasadaki
yeri güçlendirilmektedir.


GEÇİCİ YASAKLAMA

83'CÜ maddede belirtilen fiil ve davranışlarda bulundukları analşılan bu fiil ve davranışlar
ihale safhasında vaki olmuş ise idarecilerce o ihaleye iştirak ettirmeyecekleri gibi fiil ve
davranışlarının özelliğine göre iheleyi yapan bakanlık veya ilgili bakanlık tarafından
haklarında bir yıla kadar bütün ihalelere katılmaktan yasaklama kararı verilir.Kararı veren
idareler ,bu kararı R.G de ilan ettirilirler.

Bu karalar ilgililerin mütehatlik siciline de işlenir.İhalelere katılmaktan yasaklananlar
yasaklı oldukları sürece diğer idarelerce yapılacak ihalelerede müteahhit ve müşteri
sıfatıyla katılamzlar. Yani yasaklama , geneldir.Haklarında bu yolda işlem yapılanların
sermatesinin çoğunluğuna bulunduğu tespit edilen tüzel kişilere de aynı müeyyide
uygulamır . Bu maddeler : sistem olarak korunmalı ve emredici hüküm olarak yasadaki
yeri güçlendirilmelidir.


İhaleyi Aldıkları Halde Sözleşme Yapmayanlar İle Taahhüdünü Yerine

Getirmeyenlerin Durumu :

Mevcut uygulamada ; her hangi bir müteahhitin üzerine ihale yapıldığı halde usulüne göre
sözleşme yapmayan istekliler ile sözleşme yaptıktan sonra taahhüdünden vazgeçen
mücbir sebepler dışında taahhüdü sözleşme ve şartname hükümlerine uygun olarak
yerine getirmeyen mütehad ve müşteriler hakkında da kural olarak ihaleyi yapan bakanlık
veya ilgili bakanlık tarafından bir yıla kadar ihalelere katılmaktan yasaklama kararı verilir
ve bu kararlar R.G.'de ilan ettirildiği gibi ilgililerin müteahhitlik sicillerine işlenir.Ayrıca
ihaleyi yapan idareler, ihalelere katılmaktan yasaklamayı gerektiren bir durumla
karşılaşyıkları taktirde gereğinin yapılması için bu durumu ilgili bakanlığa bildirmekle
yükümlüdürler.Ancak bu yaptırımın gereği gibi işlemediği makamın ayıplı iş yapmak ,
kamuyu zarara sokan kötü niyetlileri iyi izleyemediği , bu tür ayıba sebebiyet verenlerin
paravan veya başka şirketler kurmak suretiyle gene ihale aldıkları veya kamuyu zarara
soktukları bilinen ve çok sıklıkta basına intikal eden bir Türkiye gerçeğidir.

Bu nedenle yeni tasarı TBMM'ne de görüşülütken,ayıplı iş yapanların daha iyi
izlenmesine olanak veren daha ihaleye başvuru aşamasında ayıklanmalarını sağlayacak
bir uygulama yöntemi imkan verecek yasal düzenleme yapılmalıdır.

Belediyelerde Uygulama:

84'ncü madede verilecek ihaleden yasaklama kararlarının"ihaleyi yapan Bakanlık veya
ilgili Bakanlık tarafından " verilmesi ve aynı bakanlık tarafından R.G'de ilan ettirilmesi
öngörülmektedir.Her hangi bir Bakanlığa doğrudan bağlı bulunmayan terel yönetimlerde
uygulamanın ne şekilde yapılacağına İçişleri Bakanlığınca çıkarılan bir Genelge (1) ile
açıklık getirilmiştir.

83'cü maddede belirtilen fiil ve davranışlarda bulundukları analşılanlar ile üzerine ihale
yapıldığı halde usulüne göre sözleşme yapmayan istekliler ile sözleşme yapıldıktan sonra
taahhüdünden vazgeçen veya mücbir sebepler dışında taahhüdünü yerine getiremeyen
müteahhit veya müşteriler hakkında 84'cü madde gereğince bir yıla kadar verilmesi
gereken ihaleden yasaklama kararının il daimi encümenleri ve belediye encümenleri tarafından
alındığı ve R.G 'de ilan ettirildiğinin görüldüğü ve bazı yerel yönetimlerce de yasaklamanın
hangi makam tarafından yapılacağı hakkında görüş talebinde bulunduğu gibi hususlara yer verilen
mezkur Genelgenin sonuç kısmında:

"... il özel idareleri ile belediyelere ait ihalelerle ilgili olarak verilmesi gereken
ihalelelerekatılmaktan yasaklama kararının il daimi encümeni ile belediye encümeni tarafından değil
anılan encümenlerin bu konudaki taleplerinin Bakanlığımız tarafından kararlaştırılması ve
yine Bakanlığımız tarafından R.G'de ilan ettirilmesi gerekmektedir."Denilmektedir.

Belediye ve özel daireler için içişleri Bakanlığının "ilgili" yada"bağlı bulunan Banka veya
Bakanlık" sayılması gerektiğine ilişkin Danıştay İdari işler Kurulu Kararı da mevcuttur.

(1.6.1995 tarih 1995/68E.1995/120K.) ilgili uygulamanın "Yerel Yönetimle Özerlik
Şartına " aykırılık teşkil ettiği düşüncesiyle eleştirilere konu olduğunu da bu arada
belirtelim.Bu eleştirileri ortadan kaldıracak yasal düzenleme yapılmalıdır.


CEZA SORUMLULUĞU VE SÜREKLİ YASAKLAMA

Mevcut uygulamada , 83'üncü maddenin (c) bendinde (2) yazılı fiil ve davranışları bu
durumları iş tamamlandıktan ve kabul işlemi yapıldıktan sonra anlaşılmış olsa dahi tespit
edilenler ile o işteki ortak ve vekilleri haklarında ceza kovuşturması yapılır ; hüküm
olunacak ceza ile birlikte bir yıldan üç yıla kadar bütğn ihalelere girmekten mahkeme kararı
ile yasaklanırlar.


İhale kanunu kapsamına giren işlerden dolayı haklarında Türk Ceza Kanununun 342'nci
maddesi ile son soruşturmanın açılmasına karar verilenler müteahhitlere , yargılama sonuna
kadar hiçbir suretle yeni iş verilmez.


Yine bu Kanun kapsamına giren işlerden dolayı haklarında T.C.K.'nun 339 ve 340'ıncı
maddeleri ile son soruşturmanın açılmasına karar verilen kontrol teşkilatı mensupları
yargılama sonuna kadar görevden uzaklaştırılırlar.


Türk Ceza Kanununun 339.340 ve 342'nci maddelerine göre , ihale Kanunu kapsamındaki
işlerden mükerrer mahkumiyeti olanlar , mesleklerini icra edemezler ; hiçbir nam altında
müteahhitlik yapamazlar. Bu mahkumiyete ilişkin kararlar , ilgililerin meslek ve
müteahhitlik sicillerine işlenmektedir.


Bu hükümler korunmalı sistem olarak korunmalı ve emredici hüküm olarak yasadaki yeri
güçlendirilmelidir.


II-DİĞER KANUNLARDAN KAYNAKLANAN YASAKLAMA HÜKÜMLERİ


Aşağıda sıralandığı ve bir kısmına da kısaca değinildiği üzere belli şartların varlığı halinde
bazı kimselerin kamu ihalelerine iştirakleri kısmen veya tamamen yasaklanmıştır. Bu
hükümler şunlardır :


-1930 tarihli 1580 sayılı Belediye Kanununun 29'cu maddesi :
Belediye Başkanları ve Belediye Meclis Üyeleri , herhangi bir nedenle görevinden
ayrıldıktan itibaren bir yıl geçmedikçe mensubu bulunduğu belediye şahsen veya
ortaklıkları eliyle taahhüt işlerine girişemez:mensubu bulundukları belediye bütçesinden
maaşlı veya ücterli bir göreve tayin edilemezler ve ayrıca Avukatlık Kanunun 9'uncu
maddesi mucibinde Başkanlık ve Meclis üyeliği süresince ilgilendikleri ve üzerinde oy
kullandıkları işlerle ilgili davaları alamazlar.

(1) 11.03.1992 tarih 373 sayılı İçişleri Bakanlığı Genelgesi

(2) c-İhale işlemlerinde sahte belge veya teminat kullanmakveya kullanmaya teşebbüs
etmek taahhüdünü kötü niyetle yerine getirmemek,taahhüdünü yerine getirirken idareye
zarar verecek işler yapmak veya işin yapılması veya teslimi sırasında hileli malzeme
araç veya usuller kullanmak.

Belediye Meclisi üyeliğinden ayrılan bir kimsenin belediyede maaşlı veya ücretli bir görev
almasının önlenmesi nüfuslarını kullanarak bir vazifeye tayin edilmelerine mani olmak
içindir.(3)

Öte yandan belediye meclisine seçilme ile taahüt ilişkini düzenleyen bir Danıştay Kararı
gereğincede Belediye Meclisine üye seçebilmek için belediye ile herhangi bir taahhüt
ilişkisi içinde bulunmaması ve bu işsizlik halinin en az kati kabul yapılan tarihe kadar
devam etmesi gerekir.(4)

Görüleceği üzere ilgili karar ile yasaklama , seçim öncesine kadar götürülmektedir.
-2.10.1981 tarih 2531 sayılı Kamu Görevlerinden Ayrılanların Yapamayacakları İşler
Hakkında Kanun:(Madde 1 ve 2)
Genel bütçeye dahil daire , kurum ve kuruluşlar ile Katma bütçeli dairelerde bunlara bağlı
döner sermayeli kuruluşlarda , kanuna veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan
fonlarda belediyeler ile il özel idarelerinde , 468 sayılı Kanunun kapsamındaki kuruluşlarda
aylık ödenek veya ücret olmak suretiyle görev yapmış olup da hangi sebeple olursa olsun
ayrılanlar ayrıldıkları rarihten önceki iki yıl içinde hizmetinde bulundukları daire
idare kurum ve kuruluşlara karşı ayrıldıkları tarihten başlayarak 3 yıl süreyle görev ve
faaliyet alanlarıyla ilgili konulardan doğrudan doğruya veya dolaylı olarak görev ve iş
alamazlar taahhüde girişemezler, komisyonculuk ve temsil cilik yapamazlar.

-657 sayılı D.K.M'nun 28'inci maddesi :


Devlet memurları ilgili madde gereğince Türk Ticaret Kanunununa göre tacir ve esnaf
sayılmalarını gerektirecek bir faaliyette bulunamazlar;ticaret ve sanayi müesseselerinde
göerv alamazlar ve vekil olamazlar.

Ancak resmi bir projenin tetkik işi devlete karşı ifa edilmiş bir hizmet niteliğinde
olduğundan Devlet memuru bulunan kimselere proje tetkikiyle ilgili hizmetlerine karşı bir
ücret ödenebilmesi ancak bu gibilerin bağlı olduğu personel yasasındaki esaslara uyulmak
şartı ile mümkündür.(5) Yani Devlet memuru niteliğindeki kişilerin proje tetkikinden
doğan ücretleri tabi oldukları personel yasası hükümlerine göre ödenebilir.

-Sair Hükümler:
Medeni haklarını bizzat kullanmayıp veya kullanmayıp ta bu haklarını veli,vasi veya
kayyum marifiyetiyle kullnanlar ile kamu hizmetlerinden mahrum bırakılmış olanlar,kamu
ihalelerine haliyle katılamayacaklardır.Bununla beraber 2004 sayılı İcra İflas Kanunun
11'ci,1050 sayılı Genel Muhasebe Kanunun 27.ci ve Amme Alacaklarını Tahsili
usulü Hakkındaki Kanunun 108'ci maddeleri de kamu ihalelerine katılımı yasaklayan
hükümler içermektedir.

III-YASAKLI MüTEAHHİTLERİN İZLENMESİ

Devlet ihale Genelgesinde de ayrıntısı ile açıklandığı üzere yasaklı müteahhitlerin takibi
işleminin idarelerce ve özellikle ita amirlerince yapılması gerekmektedir. Bu itibarla ita
amirleri ihaleyi onaylayacakları an yasaklı olmadıklarına dair belge ibraz etmelerini
zorunlu kılan hükümlerin konulamayacağı; yasaklı müteahhitlerin izilenmesinin idarelerinin
sorumluluğunda bulunduğundan bu şeki1de ilgililerden belge ibraz etmeleri istenilmeyeceği
ve ibraz etmedikleri gerekçesiyle de isteklilerin ihaleye katılmalarının engellenmeyeceği
hususları yine ihale Genelgesi hükümleri gereğidir.


Sozleşme tasarılarının vize edilmesi sırasında da ita amirlerinin komisyon kararlarına
onayladıkları tarihten önceki bir tarihte R.G.'de ilan edilmiş herhangi bir yasaklama
kararlarının bulunup bulunmadığına bakılmaktadır ki, müteahhit hakkındaki yasaklama
kararı ita amirinin onay tarihinden önce R.G.'de yayımlanmış ise ilgili işe ait sözleşme
tasarısı vize edilmemektedir.

KAMUYA AİT YAPIM VE ONARIM İHALESİNE GİREREK TAAHHÜDÜNÜ
GERÇEKLEŞTİREN MÜTEAHHİDİN KESİN KABULDEN SONRAKi
SORUMLULUĞU

Gayrimenkullerin yapım ve onarımında kesin kabul tarihinden itibaren 5 yıl içinde
malzemenin hileli olmasından veya yapım ve onarım teknik icatlara uygun olarak
yapılmamasından ortaya çıkan zarar ve ziyan:

Borçlar Kanununun 360'ncı maddesi gereğince ve 363'üncü maddesindeki sürede. Devlet
ihale Kanununun 87'inci maddesi hükmü uyarınca , müteahhide tazmin ve ikmal
ettirebilmektedir. Dolayısıyla müteahhit veya yüklenicilerin kamu kurumlarından aldıkları
yapım ve onarım ihalelerine ilişkin "edimlerini" yerine getirmeleri ve ayrıca ilgili işin kesin
kabulünden de yapılması müteahhidi sorumluluktan kurtarmamaktadır. İdareler de, zaten,
mezkur madde gereğince beş yıllık sürede ortaya çıkacak zarar ve noksanları tespit ile
gereğinin yapılması için durumu ilgili mercilere bildirmekle ödevli bulunmaktadır.

Bu konuda adli ve idari mahkemelere intikal eden dava konusu olmuş pek çok olay da
mevcuttur. Makalede, verilmiş içtihat niteliğindeki Yargıtay Kararları ışığında
müteahhidin bu meyan daki "sorumluluğundan" mütevellit vukua gelen muhtelif sorunlara
yer vererek yapılacak yasal düzenlemede bu tür ihtilafların asgariye indirilmek suretiyle
çözümlenmesini diliyoruz.


A) Ayıplı ve Bozuk Malın Niteliği
Bozukluk, bir malda normal olarak bulunması gereken niteliklerin bulunmaması veya
bulunması caiz olmayan bozuklukların bulunmasıdır. Bozukluk, eşyanın, normal
niteliklerinden ayrılmasıdır. Eserin taşıması gereken nitelikler eser sözleşmesi ile belirlenir.
Eğer,bu konuda söz1eşmede bir açıklık mevcut değil ise, bu takdirde , yuklenici, eserin
kullanılacağı yeri gözönünde bulundurarak, uygun nitelikte eser meydana getirmelidir.
(Yargitay Huk. Genel Kurulu 5.10.1960 gün ve E. 4/46. K.960/no.lu karar)


a) Basit Bir Muayene Sonunda Kusurun Görülmemesi ve ihbar Hakkının Kullanılmaması
Durumu
Basit bir muayene ile görülebilecek ayıplardan dolayı davacı müteahhidin sorumlu
tutulamayacağı ve gizli ayıpların ortaya çıkmasından sonra davalı işverenin durumu
yükleniciye derhal duyurup duyurulmadığı araştırılmalıdır. Görülen noksanların giderilmesi
ve kullanılabilir hale getirilebilmesi için lüzumlu malzeme ve işçi1ik değerinin tespitinde.
zararın doğduğu tarihteki değerlerin esas alınarak hesaplanması gerekir. (Yargitay l5.H.D.
20.11.1973 gün ve E973 208, K.973/177 no.lu karar)

b) Müteahhidin Ayıbını Gizlemesi Durumu
Bir inşaatın katı kabulu yapılmış olsa bile şayet mütteahhit inşaattaki bir kısım ayıplarını
kasıtlı olarak gizlemiş ise.


kati kabulün yapılması müteahhidin mesuliyetine mani olmadiğına ilişkin Yargıtay Ticaret
Dairesinin bir karari bulunmaktadir. (Yar.Tic.D. 10.3.1941 gün ve 692 no.lu karar)

c) leslim Sirasinda Gcrekli iriceiemeyi Yaprnayanin Durumu

Yarcitav 1 5. I-I. Dairesinin verdi~i karara gore: Teslini aidi~i eseri iiicelemeycn \ ~ \ l~

a~ ihi ihbar etmeyen i ~ sahi hi arli k kusurlu mal vOzLinden haRlan ni kul lannìaktan \ oksu a

kalrnakta ye eserin ~es1irn alinniasi sirasinda usülüne uygun olarak vapilan mua\ cnc~ e

ra~hiien cOrLilemevecck Rusuriari varsa. ancak rnüteahhidin sorumlulu~u devam elmekiedir.

II ciii Kararda:


!`araflar arasinda. Borçiar Kanununun 355 ye devami maddeleri ile dLizenienm is clan

hir eser szie~mesi ipdmi~ hulunniaktadir. Davalinin sözIe~niede OngdrCilen ~iiartmani

mC\ dana gelirip daircleri davaciya teslim etti~inde hir uyu~mazlik vokiur. [~unun gihi.

davaci daireleri 1 ~)6~ vi linda tcshm e11i~ini kabul etmektedir. Borclar Kanununun 3 5~.

~ laddesine cOre . tcslimdcn sonra i~ sahihinin (davacinin) mc~ dana getiri lcn c~cri da\ a

konusundaki daireicri) gozden geçirrnek ye bozukiuk varsa . hunlari mhtcahhidc hi ldirmck

/orundadir. I ~ sahihi davaci. gOzden gecirme Odevini. i~1eri n o1a~an cidi ~inc cOre i iii Ran

hulur bulmaz vapmali ye hozuklu~u cahucak (derhal) mOtcahhide bildirnielidir. [ci'si

Jirumlarda . mhteahhit her (hr iLl sorimiulukian kurtulmu~ ajar. (I3orclal kaflUMLi inaddc

~ Bo'~ Ieee. inceleme avibi ihhar ödevini vapma\ an i~ sahihi da\ aci artik kusurl a imal

hthnden haRlan kullanmaktan yoksun Rain. b stelik. Borçiar Kanununun 35L).maiLlcsi

u~ arinca cOzdcn ccçii'me (muayene) i~ieminin vapilmamasi ye hozukiuklai'in hahcr

cii Inicnicsi sonuc a alarak fliC\ dana getiri lea cserii (da\a konusundaki dai rclcri a) kabul

cdilniui~ saviiaca~ina i1i~kri hukuki karuie Resin olup. bu karinenin mukabi I hir dcli Ic

chrütLilmesi niLlmkLin de~ildir. Ancak. kasten saRladi~i bozuklukiar ile usulLific U\ can

\ api Ian mua\cnedc chrhiemevecek kusurlar hakkinda mhteahhidin sorumlulugun dc\ am

cdcce~i. vukarida anilan kanunun 36~. Maddesinin 1 . bkrasmdaki 7. Chmledc OncOrulcn

hhküm gere~indendir. [~cr mcydana getirilen eserin teshm a1mc1i~i sirada usulLinc u~ can

vapilan muayene ile var olan bozukiu~ri (kusur) gorulmemi~ ise. ortada giih hir a~ ibm

oldu~u kabul edilir. Runun gihi e~er muteahhit avihin varii~ini hildi~i haldc gcrçck durumu

i~ sahihine bildirmeverek susarsa ya da kandinci sOzlcrle onu ikna ctmi~ olursa

botukiukiarin giz1enmi~ hulundu~unu kabul etmek gerekir.

Şu da var ki: bozukluk (kusur) sonradan meydana çıkarsa, bu durumu öğrenir öğrenmez iş

sahibi, müteahhide haber vermek zorunda olup, böyle davranmaz ise, o şeyi kabul etmiş

sayılır.Haber verme ödevi ise çabucak (derhal) yerine getirilmelidir." Denilmektedir.

(Yargitav 15.HD. 19.11.1973 gün ve 1973/210. K. 973/208 no.lu karar)


c) Ayıplı Eserin Bedelinin Hesabı

Ayıpli eserin bedelinin gerçekte taşıyacağı değer ile ayıplı değer arasındaki orana göre

(nisbi metodla) hesaplanması gerektiğine ilişkin Yargitav 15.H. Dairesinin bir Kararı

bulunmaktadır.


İlgili kararda:

Bilirkişi raporunda sığınak yüksekliğinin projeye nazran 25 cm. eksik olduğu depreme
karşı hatıl betonu yapılmadığı,kiriç ve tavan betonlarında projenin tam olarak
uygulanmadığı,yan, sözleşmeye aykırı olarak yapıda eksiklik ve kusurlu bölümler bulunduğu
açıklanmıştır.Davalının yapıdan elini çektiği günde sözleşmeye uygun olarak yaptığı ve
yapmadığı işleri hesaplamak,bu suretle yapının sözleşmeye uygun olarak hangi oranda
yapılmış olduğunu tespit etmek ve bulunacak olan oran ile sözleşmede kararlaştırılan ücret
tutarları çarpılarak davalının hak ettiği tutarı belli etmek gerekir."Denilmiştir.(15.H.D.
16.10.1978 gün ve E.978 /1914.K.978 /1944 no.lu karar)


f) Ayıpların ve Noksanların Duyurulması

Yargıtay 15.H.Dairesi , ayıpların ve noksanların müteahhide duyurulmasının belli bir şekilde
bağlı olmadığına hükmetmiştir.Buna göre ;
Davacının ileri sürdüğü noksan ve ayıp işlerin,işin bitiminden sonra basit bir muayene
ile davacı tarafından meydana çıkarılmasının mümkün bulunup bulunmadığı veya
kullanma sırasında noksan ve ayıpların belli hale gelip gelmedikleri,usulen mahilinde bu
işlerden bilir kişi aracılığı ile soruşyturularak tespit edilmeli, ayıp ve noksanların kullanılır
şekle sokulması için olay tarihindeki rayiçler göz önünde bulundurularak sarfı lazım gelen miktar
tayin edilmelidir.Ayıpların ve noksanların mütahide ihbarı kanununen muayyen bir şekilde
mahsusa bağlı tutulmamıştır.Davacının şifahi olarak davalıya durumu bildirdiği yolundaki

delilleri toplamak sureti ve hasıl olarak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.(Yargıtay
15.H.D.15.11.1973 gün ve E.973/238.K.973/193 no.lu karar)


Geçmişte uzun yargı süreçlerine neden olmuş değişik kaynaklardan yararlanarak
örnekleriyle yer verdiğimiz yukarıda belirtilen çekişme konusu durumların ortadan
kaldırılmasını sağlayacak ,kamu zararına yol açmayacak iş bitimini güvenle tesis edecek
düzenlemeler yapılmalıdır.


2.Ancak bunun gerçekleşmesi için önerilerimiz


-İhale yasasında finansmanı olmayan , kaynağı ortaya konmayan işlerin ihaleye
çıkarılmasının önlenmesi sağlayacak yasal düzenlemeler yapılmalı ve tetbirler
getirilmelidir.


-İhale aşamasında , ihale makamınca alınan Banka referans mektubunda değişiklik
yapılmalıdır.


-Bankalar hiçbir yük ve risk ve yükümlülük almadan kağıt üzerinde ihaleye katılımcı
firmalar hakkında bilgi vermektedir.Bunun işleyişide genellikle ihale katılımcısını isteği
doğrultusunda fiili durum ve gerçeklerden uzak , müteahhitlik kriter,donanım ve vasıflarını
taşımayan bir çok ihale katılımcısının beyanına dayalı düzenlenmiş banka referansları
olmaktadır.Bu tür referans mektubunun sonucunda,aktifi yetersiz,içi boş,bir yerde
naylon
şir tası olan bir ihale
katılımcısının,hiçbir hukuki değeri olmayan , filan şirketin makina parkı ihale bende



kalırsa bunu kullancağım beyanı yeterli görülmektedir.Bunun sonucunda meslek kriteri
olmayan birtakım fırsatçılar iş almakta,bunu avanta mukabili iş üretenlere devir
etmektedirler.


- Birtakım inşaat işleri değerlendirmeye tabi tutulmaması da gerçek müteahhitlerin iş
almasını önlemektedir.Bir müteahhit tirilyonliralarca liralık kömür,yol,kanal vs dekepaj işi
yapsa ,karayolları iheleleri bitirse bu tür işlerin iş bitirme belgeleri değerlendirmeye
alınmamaktadır.Bunun sonucunda çok güçlü makine parkı olan ve alt yapısı olan bu kesim
ihalelerden dışlanmaktadır.


- İş bitirme belgeleri yanında ihale katılımcısının iş bitirme belgeleri yanında bitirdiği
işlerle ilgili son hakediş ve kesin ve geçici kabul dosya asıllarıda ihale katılımcısının
seceresi açısından istenmelidir.


- İhalede ortalama sistemi kaldırılmalıdır.Bu sitem müteahhitliği sektör ve meslek
olmaktan çıkarmış,birilerini komisyoncu haline sokmuştur.Birileri artık komisyon ile ihale
alır ve satar hele gelmiştir.


- Teminatlar daha yüksek talep edilmeli,işin sürüncemede ve yarım kalması halinde kamu
zararının en az olmasını sağlama adına ayıplı işlerde sorumluluk ve zaman aşımı daha iyi
düzenlenmelidir.Çünkü iheleli işlerde,başlangıç aşamasındaki istihkakata karını kaldıran
firma teminat yeterli olmadığından işin kaymağını yedikten sonra teminatını yakarak işi
terk etmektedir.