|
Anonim Şirketlerde Yönetim Kurulu Üyelerinin , Limited Şirketlerde Şirket Müdürlerinin şirketi temsil ve ilzam yetkisini kullanmaları bağlamında şirket muameleleri yönüyle temsil selayiyetinden doğan TTK nun 336.cı maddesine göre sorumlulukları söz konusu olup , sorumluluk işleyişi TTK nun 309 maddesi kapsamında yürümektedir. Kural olarak Anonim Şirketlerde Yönetim Kurulu üyelerinin ve atanmış ise Anonim Şirket Şirket Müdürlerinin , Limited Şirketlerde şirket Müdürlerinin şirket yöneticiliği açısından haklarında açılabilecek dava dava sebebinin boyutuna göre hukuki veya cezai nitelikte olabilir. 1. Hukuki nitelikte bir sorumluluk davası açılabilmesi için usul ve izlenecek yol ; - Şirket Yönetim Kurulunun davayı gerektirecek bir yönetim kusuru ve ayıbı olması, - Şirketin Yönetim kurunu icraatından zarar görmesi, - Şirketin icra ettiği bir genel kurulda yönetim kurulu üyelerinin ve limited şirket şirket müdürünün ibra görmemesi - Genel Kurul kararı ile , Yönetim Kurulu Üyelerinin ve Limited Şirket Şirket Müdürlerinin haklarında sorumluluk davası açılmasına karar verilmesi, - Genel Kurulun karar tarihinden itibaren en geç bir ay içinde Ticaret mahkemesinde Murakıplarca sorumluluk davası açılması , - Veya, ibra edilmeyen Yönetim Kurulu Üyesi ile Limited Şirket Şirket Müdürü de sorumluluktan kurtulma davası açması, Şeklindedir. - Bir aylık süre hak düşürücüdür. İstisnası dava sebebinin ceza hukuku kapsamında olması halindedir. - Aynı dava sebebi ceza Kovuşturması kapsamında ise hukuk davası açan ceza davasına müdahil ( taraf ) olmuş ise dava süresi ceza zamanaşımına tabidir. Bu konuda dava açılması söz konusu olduğunda Mahkemeler genellikle sorumluluğa gerekçe gösterilen dava konusu hakkında bilirkişi incelemesi yaptırmakta ve alınan bilirkişi raporuna göre davayı çözümlemektedirler . Anonim Şirket Yönetim Kurulu Üyeleri ve Limited Şirket Şirket Müdürleri ile ilgili Sorumluluk davası şeklinde açılması muhtemel sorumluluk davalarında sorumluğu ispat “ beyyine külfeti” davayı açana düşmemektedir. Sorumsuzluğunu ispat ; davanın davalısı olan ve muhatabı olan Anonim Şirket Yönetim Kurulu Üyesi veya Limited Şirket Şirket Müdürüne düşmektedir. Bu tür davalarda , davayı Anonim Şirket Yönetim Kurulu üyelerinin veya Limited Şirket, Şirket Müdürlerinin kazanması halinde , haklarında dava açılmasına oylamaları ile sebebiyet veren şirket ortaklarına ve şirket tüzel kişiliği aleyhine karşı şirket yönetim kurulu üyelerinin ve şirket müdürlerinin tazminat davası açmaları mümkün değildir. Ancak kişilik hakları saldırı görmüş ise, maddeyi mahsusa şeklinde kişilik hakları zedelenmişse tazminat davası açmaları imkan dahilindedir. 1. Cezai nitelikte bir sorumluluk davası açılabilmesi için usul ve izlenecek yol ; - Bir usul hükmü olmamasına karşın ; Konunun genel kurulda görüşülmesi ,
- Genel kuruldan , Cumhuriyet Savcılığına suç duysusunda bulunulacağına ilişkin karar istihsal edilmesi,
- Şikayet edenin şikayet edilene karşı tazminat davası yönüyle sorumlu olmaması açısından gereklidir.
- Şikayet hakkının gene Murakıp tarafından kullanması , dava açma hakkının Murakıba verilmiş bir hak olmasının gereğidir.
- Savcılık makamı şikayeti ciddi görür ise, şikayet sebebinde maddi vakıa yönüyle değişik yasalardaki hükümler karşısından fiilde suç vasfı görür ise kamu davası açar.
- Kural olarak bu tür ceza davaları TCK 508 – 510 bağlamında hizmet sebebi ile emniyeti suiistimal olarak karşımıza çıkmaktadır. Takibi resen kovuşturulan davadır.
- Şikayet hakkı kullanıldığında şikayet edenin inisiyatif elinden çıkar , geriye dönüşü yoktur, şikayet edenin şikayetinden vazgeçmesi davayı düşürmez.
- Şikayet hakkının haksız ve yersiz kullanılması halinde berat eden sanık , duruma göre şikayet eden, şikayete sebep olan veya şirket tüzel kişiliğine karşı kişilik haklarının zarar gördüğünden bahisle maddi ve manevi tazminat davaları açma hakkına sahiptir. Şikayet hakkı çok dikkatli kullanılması icap eden bir hak olduğu söylenebilir.
Mustafa DönmezGediz Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı
|