>>
BELGE DÜZENİ İLE İLGİLİ ÖZEL USULSÜZLÜK CEZASI UYGULAMASINDA YARGININ BAKIŞI

213 Sayılı Vergi Usul Yasasının 353/2 maddesinde belge düzenindeki yasaya aykırı eylemler ile ilgili tecziye hükümleri yer almaktadır. Anılan yasa hükmüne aynen yer veriyoruz.

2135 VUK madde 353/2 “ ... Perakende satış fişi, ödeme kaydedici cihazla verilen fiş, giriş ve yolcu taşıma bileti, sevk irsaliyesi, taşıma irsaliyesi, yolcu listesi, günlük müşteri listesi ile maliye bakanlığınca düzenlenme zorunluluğu getirilen belgelerin düzenlenmediğinin, kullanılmadığının, bulundurulmadığının, düzenlenen belgelerin aslı ve örneğinde farklı meblağlara yer verildiğinin veya gerçeğe aykırı düzenlendiğinin tespiti halinde her bir belge için 35.000.000.-TL. özel usulsüzlük cezası kesilir....”

Yukarıdaki eylem ve fiiller maddi anlamda aynı yasanın 359. Uncu maddesinde de sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı vesika nitelemesinde değerlendirilmesi halinde 353.üncü maddesindeki vergi cezalarından ayrı olarak hürriyeti bağlayıcı ceza yönüyle vakıayı  Defterdarlık Savcılık Makamına da intikal ettirmeye yetkili kılınmıştır.

Perakende satış fişi, ödeme kaydedici cihazla verilen fiş, giriş ve yolcu taşıma bileti, sevk irsaliyesi, taşıma irsaliyesi, yolcu listesi, günlük müşteri listesi ile maliye bakanlığınca düzenlenme zorunluluğu getirilen belgelerin düzenlenmediğinin, kullanılmadığının, bulundurulmadığının, düzenlenen belgelerin aslı ve örneğinde farklı meblağlara yer verildiğinin veya gerçeğe aykırı düzenlendiğinin tespiti,  213 sayılı yasada belge tabiri kullanıldığından ,   hürriyeti bağlayıcı ceza açısından da tecziyeyi gerektiren bir durumdur.  Bu açıdan yazımızda değerlendirme  yapılmayacaktır ama  bilinmesi yönüyle bu  açıklamaya da yer verilmiştir.

353/2 madde metninde de görüleceği üzere yasa koyucu belgeleri tanımlayıcı hüküm ile ,

- Perakende satış fişi,

- Ödeme kaydedici cihazla verilen fiş,

- Giriş ve yolcu taşıma bileti,

- Sevk irsaliyesi,

- Taşıma irsaliyesi,

- Yolcu listesi,

- Günlük müşteri listesi ile maliye bakanlığınca düzenlenme zorunluluğu getirilen belgeler, şeklinde  tek , tek  tadadı olarak sayılmış

sıralamış ve belirtmiştir.

Burada uygulamada çarpıklığı, ceza hukuku genel hükümlerine göre maliyenin bir defa düzenlediği tutanak ile tespit ettiği birden fazla

- Perakende satış fişi,

- ödeme kaydedici cihazla verilen fiş,

- giriş ve yolcu taşıma bileti,

- sevk irsaliyesi,

- taşıma irsaliyesi,

- yolcu listesi,

- günlük müşteri listesi ile maliye bakanlığınca düzenlenme zorunluluğu getirilen belgeler, şeklindeki VUK sayılan bu belgelerin düzenlenmediğinin, kullanılmadığının, bulundurulmadığının, düzenlenen belgelerin aslı ve örneğinde farklı meblağlara yer verildiğinin veya gerçeğe aykırı düzenlendiğinin tespiti halinde her bir belge için 35.000.000.-TL. özel usulsüzlük cezası kesilir hükmünün, özel usulsuzlük cezası şeklindeki tecziyenin nasıl gerçekleşeceğindedir.

Yani  maliyenin tespit tutanağı bazında  bir  tespit, bir suç mu dur.

Yoksa bir tespitte, birden fazla perakende satış fişi, ödeme kaydedici cihazla verilen fiş, giriş ve yolcu taşıma bileti, sevk irsaliyesi, taşıma irsaliyesi, yolcu listesi, günlük müşteri listesi ile maliye bakanlığınca düzenlenme zorunluluğu getirilen belgeler, şeklinde ortaya çıkan  bir tutanaktaki birden fazla belge ile ilgili  belge sayısının her biri  ayrı ayrı özel usulsüzlük cezası kesilmesini gerektirecek  şekilde suç mudur.

Maliye Bakanlığı’nın konu ile ilgili  tebliğ uygulaması, bir tespitte birden fazla yukarıda ayrıntısı sıralanan cinste  belge düzenlenmediği , kullanmadığı vs. yasaya aykırı fiillerin tespit edilmesi halinde,   2135 VUK 353/2’ ye göre bir tutanakta tespit edilen birden fazla her bir belge adedi kadar ve  her bir belge için ayrı ayrı özel usulsüzlük  ceza kesileceği yolundadır.

Ancak Maliyenin halen tebliğ ile düzeltmediği bu bakış açısı görüşümüze göre ceza hukukunun genel hükümlerine ve genel anlamda tanımlayıcı hükümlerine aykırı olduğunu düşünüyorum. Hukuka aykırı eylemin ortaya çıkışında,  bunun maddi unsuru, Maliyenin düzenlediği  tespit tutanağıdır. Yani cezayı getiren eylemin tespitidir.  Bu tespit belgesinde birden fazla belgeyi kapsasa de,  tespit anı ve birden fazla belgenin bir tutanak ile  tespiti kendi içinde bir bütünlük teşkil eder. Suç nitelemesi açısından mütemadi suç olarak nitelenebilir.

Aksine düşünce, örneğin kaçakçılık yapan kişinin yakalanma anındaki yakalanan paket sayısı kadar ayrı ayrı dava açılması ve tecziyesi gibi bir görüşü getirir ki bu ceza hukukunun genel esprisine aykırı düşer. Tespit tutanağında zapta geçen birden fazla belge den son belge mütemadi suçun tamamlandığı an şeklinde yorumlanmalı ve  hukuka aykırılıkları tespit eden tespit tutanağı kendi içinde  bir bütünlük teşkil etmelidir.  Ve tespit tutanağındaki tüm ayrıntılar için tek bir özel usulsüzlük ceza uygulanması gerektiği düşüncesindeyim.

Nitekim;   Bu konuda 14,06,2001 gün ve 24432 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan yüksek Danıştay  4.ncü dairesinin 12.04.2001 gün ve esas 2001/657 karar 2001/1510 sayılı kararında “ .......... Maddede her bir belge için özel usulsüzlük cezası kesileceği şeklinde yapılan düzenleme belge Nevi’ni belirlemek için yapılmış olup, aynı nevi belgenin düzenlenmediğinin tespiti halinde tespit sayısının esas alınması gerekmektedir. Olayda tek bir tutanakta yer alan bilgilerin   her biri ayrı  bir tespit sayılıp, bunlar için ayrı ayrı özel usulsüzlük cezası kesilmiştir.  01.04.2000 tarihli tutanakta üç ayrı nihai tüketiciye yapılan ekmek satışı için ödeme ödeme kaydedici cihaz fişi düzenlenmediği tespit edilmiş düzenlenmeyen ödeme kaydedici cihaz fişi sayısı dikkate alınarak (30.000.000*3) 90.000.000. lira özel usulsüzlük cezası kesildiği anlaşılmıştır. Ancak ortada aynı nitelikte birden fazla belgenin düzenlenmemesine ilişkin tek bir tespit bulunduğundan tespit sayısı esas alınarak sadece bir özel usulsüzlük cezası kesilmesi gerekirken ayrı ayrı özel usulsüzlük cezası kesilmesinde isabet görülmemiştir.

Bu nedenle, Danıştay Başsavcılığı’nın kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile Ankara Bölge İdari mahkemesi kararının; 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 51. Maddesi uyarınca kanun yararına ve hükmün sonuçlarına etkili olmamak üzere bozulmasına, kararın birer örneğinin Adalet Bakanlığı ile Danıştay Başsavcılığına gönderilmesine, Resmi Gazetede yayımlanmasına...” 

Şeklinde karar vermiştir.

Anılan iş bu karara göre , bir  tespit tutanağında birden fazla belgede yasaya aykırılık olsa bile  tek özel usulsüzlük cezası uygulanabileceği yasaya uygun bulunmuştur.

Yaygın ve yoğun denetim altında bu tür sorunlara maruz kalan tacirlerimizden bu şekilde tespit tutanağı ile birden fazla özel usulsüzlük cezasına maruz kalmaları halinde  haklarını bilmeleri ve bu tür olaylara  Yüksek Yargı’ nın  bakış açısını da  görmeleri açısından , faydalı olması dileğiyle bilgilerinize sunarım.     

 

Mustafa Dönmez

Gediz Ticaret ve Sanayi Odası

Yönetim Kurulu Başkanı

 

 

<< GERİ