|
Halk arasında vergilendirme tekniği açısından “... NERDEDEN BULDUN...” şeklinde gündeme mal olan yasal düzenleme 213 sayılı Yasanın 30.cu maddesine 4008 Sayılı Yasanın 2.ci maddesiyle eklenen ve 4369 Sayılı Yasanın 81/A-2 maddesiyle değişen getirilen , anılan vergilendirme tekniğine dair hüküm şöyledir; 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu Madde 30/7“... Maliye müfettişleri, hesap uzmanları ve gelirler kontrolörlerince yapılan incelemeler sırasında, mükellefler her türlü harcama ve tasarruflarını vergisi ödenmiş veya vergiye tabi olmayan kazançlardan sağlandığını kanıtlayamazlarsa, harcama ve tasarrufların vergiye tabi tutulmuş veya vergiye tabi olmayan kazançlardan sağlandığı kanıtlanmayan kısmı harcama ve tasarrufun mevcudiyetinin tespit edildiği dönemden bir önceki dönemde elde edilmiş ve vergisi ödenmemiş kazanç olarak ilgili dönem matrahının takdirinde dikkate alınır...” Hükümden görüleceği üzere, nereden buldun uygulamasında muhatap mükelleftir. Mükellef Gerçek veya tüzel kişidir. Bu hükme göre, Vergiyi doğuran olay ; “... VERGİYE TABİ TUTULMUŞ VEYA VERGİYE TABİ OLMAYAN KAZANÇTAN SAĞLANDIĞI KANITLAMAYAN GELİR ...” dir. Gelirin elde edildiği var sayıldığı yıl ; Kaynağı kanıtlanamayan gelirin tespit gününden BİR ÖNCEKİ DÖNEM dir. Nereden Buldun ile ilgili Yetkili İnceleme elemanları ; Maliye müfettişleri, hesap uzmanları ve gelirler kontrolörleridir. Bunun dışında yetkili inceleme elemanlarının nereden buldun sorusu ile resen takdir yetkisi bulunmamaktadır. Nereden buldun izahında ispat yükü: VERGİYE TABİ TUTULMUŞ VEYA VERGİYE TABİ OLMAYAN KAZANÇTAN SAĞLANDIĞI KANITLAMA yükümü mükellefe aittir. Bir örnek vermek gerekir ise, 2003 yılında ( A ) gerçek kişisi , ( X ) Anonim Şirketinde 10.000.000.000.- TL pay ile ortak olsun. ( A ) Gerçek kişisi ( X ) Anonim Şirketindeki sermaye artırımı nedeniyle 90.000.000.000.- TL sermaye artırımı ile ruhçan hakkı kullandığını varsayalım. Maliye müfettişleri, hesap uzmanları ve gelirler kontrolörleri tarafından 2006 yılında yapılan bir vergi incelemeleri sırasında ( A ) nın bu sermaye artırımı tespit edilsin. ( A ) gerçek kişisi 90.000.000.000.- TL nin nereden geldiğini , yani vergisi ödenmiş veya vergiye tabi olmayan gelir ile bu sermaye artırımını gerçekleştiridiğini ( A ) mükellefi izah edemez ise 90.000.000.000.- TL 2005 yılının vergisi ödenmemiş geliri sayılarak 90.000.000.000.- TL üzerinden vergi tarhına muhatap olacaktır. Nereden Buldun ile ilgili süreli bir erteleme düzenlemesi yürürlüktedir. Bu konudaki yasal düzenmele Gelir Vergisi Kanunun geçici 60. maddesi ile yürürlüğe konmuştur. Anılan yasa hükmüne göre ; “...Mevcut veya yeni kurulacak olan sermaye şirketlerine, ayni veya nakdi sermaye olarak konulan değerlerden hareketle, her hangi bir vergi incelemesi ve tarhiyat (Vergi Usul Kanunu’nun 30’uncu maddesinin ikinci fıkrasının (7) numaralı bendi dahil) yapılamaz. Yasa hükmünün hükmün uygulanabilmesi için, 31.12.2002 tarihine kadar, mevcut sermaye şirketlerinde sermaye artırımı işlemlerinin, yeni kurulacak şirket kuruluşunun tamamlanması ve sermaye olarak konan değerlerin şirket aktifine girmiş olması şarttır.” ( Anılan Yasal düzenleme 4761 sayılı yasanın 3. maddesi ile Gelir Vergisi Yasasının Geçici 60.cı maddesine eklenen hüküm olup , . 22 Haziran 2002 tarihli ve 24793 sayılı Resmi Gazete de yayımlanmıştır. ) hükmüne yer verilmiştir. Anılan yasal düzenleme gereği olarak mükelleflerin beyan yükümü altında bulunan bir gelir unsuru ile ilgili beyanname verme yükümünü yerine getirmemiş olsa dahi, beyan dışı kalmış bu birikimlerini ( nakdi veya ayni ) mevcut veya yeni kurulacak bir anonim veya limited şirkete 31.12.2002 tarihine kadar sermaye olarak koyması halinde , sermaye olarak konulan bu değerler ile ilgili olarak geriye yönelik vergi incelemesi ve tarhiyat yapılamayacağı yasa hükmüne bağlanmış ve bu şekilde sermaye artırımı süreli olarak ve 31.12.2002 tarihine kadar teşvik edilmiş bulunmaktadır. Diğer yandan TTK nun da yapılan değişiklikle Anonim Şirketlerde sermaye asgari sermayenin 50.000.000. 000.- TL ye Limited şirketlerde de asgari sermayenin 5.000.000.000.- TL ye yükseltildiği nazara alındığında sermaye artırımı mükelleflere iki avantaj birden sağlamış olacaktır. Bu nedenle Ticaret ve Sanayi Odası üyelerimizi yakından ilgilendiren bu hususu bilgilerine sunarım yararlı olması dileğiyle , Mustafa DönmezGediz Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı
|