>>
VERGİ HUKUKUNDA YENİLEME FONU UYGULAMASI

Vergi hukukunda, amortismana tabi iktisadi kıymetlerin satışı halinde, iktisap bedeli ile satış bedeli arasında  müspet fark  ve düşülmüş amortismanlar, sigortadan alınan tazminatlar kural olarak gelir ve kurumlar vergisinin konusunu teşkil etmektedir. Yasa koyucu bu durunda ortaya çıkan vergilendirilme durumunu VUK nun 328.ci ve 329.cu maddesinde yaptığı düzenleme ile belli koşullarda bir  vergi avantajına dönüştürmüştür.

Öncelikle anılan maddelere yer vermek istiyorum.

VUK Madde 328 : Amortismana tabi iktisadi kıymetlerin satılması halinde alınan bedel ile bunların envanter defterine kayıtlı değerleri arasındaki fark kar veya zarar hesabına geçirilir. İşletme Hesabı esasında defter tutan mükellefle serbest meslek kazanç defteri tutan mükellefler bu farkı defterlerde hasılat veya serbest kaydederler. Amortisman ayrılmış olanların değeri ayrılmış amortismanlar düşündükten sonra kalan meblağdır. Devir ve trampa satış hükmündedir.

(2365 sayılı Kanunun 56.ıncı maddesiyle değişen fıkra) (1.1.1981 tarihinde geçerli olmak üzere) Şu kadar ki, sayılan iktisadi kıymetlerin yenilenmesi, işin mahiyetine göre zaruri bulunur veya bu hususta işletmeyi idare edenlerce karar verilmiş ve teşebbüse geçilmiş olursa bu takdirde, satıştan tahassül eden kârlar, yenileme giderlerini karşılamak üzere, pasifte geçici bir hesapta azami üç yıl süre ile tutulabilir. Her ne sebeple olursa olsun bu süre içinde kullanılmamış olan kârlar üçüncü yılın vergi matrahına eklenir. Üç yıldan önce işin terki, devri veya işletmenin tasfiyesi halinde bu kârlar o yılın matrahına eklenir.

Yukarıdaki esaslar dahilinde yeni değerlerin iktisabında kullanılan kâr, yeni değerler üzerinden bu Kanun hükümlerine göre ayrılacak amortismanlara mahsup edilir. Bu mahsup tamamlandıktan sonra itfa edilmemiş olarak kalan değerin amortismanına devam olunur.

VUK Madde   329  :  Yangın deprem sel,su basması gibi faaliyetler yüzünden tamamen veya kısmen ziyaa uğrayan amortismana tabi iktisadi kıymetler için alınan sigorta tazminatı bunların değerlerinden (Amortismanlı olanlarda ayrılmış olan amortisman çıktıktan sonra kalan değerden) fazla veya eksik olduğu takdirde farklı kâr veya zarar hesabına geçilir. Şu kadar ki, alınan sigorta tazminatı ile ziyaa uğrayan malların yenilenmesi işin mahiyetine göre zaruri bulunur. Veya bu hususta işletmeyi idare edenlerce karar verilmiş ve teşebbüse geçilmiş olursa bu takdirde tazminat fazlası, yenileme giderlerini karşılamak üzere, pasifte geçici hesapta azami üç yıl süre ile tutulabilir. Bu süre içinde kullanılmamış olan tazminat farkları kâra ilave olunur.

(2365 sayılı Kanunun 57’inci maddesiyle eklene fıkra)(1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Üç yıldan önce işin terki, devri veya işletmenin tasfiyesi halinde bu tazminatı fazlası, o yılın matrahına eklenir.

(2365 sayılı Kanunun 57’inci maddesiyle eklenen fıkra) (1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere) Yukarıdaki esaslar dahilinde yeni değerlerin iktisabında kullanılan tazminatı fazlası, yeni değerler üzerinden bu Kanun hükümlerine göre ayrılacak amortismanlara mahsup edilir. Bu mahsup tamamlandıktan sonra ifade edilmemiş olarak kalan değerlerin amortismana devam olunur.

Madde hükmünden de görüleceği üzere , amortismana tabi iktisadi kıymetlerin satışı halinde , iktisap bedeli ile satış bedeli arasında  müspet fark  ve düşülmüş amortismanlar sigortadan alınan tazminatlar kural olarak gelir ve kurumlar vergisinin konusunu teşkil etmekte ise de VUK nunda yer alan anılan maddeler gereği anılan kar ve tazminatların yenileme fonuna alınarak üç yıl vergi erteleme şansı ve işletmede vergi yükü kadar kaynak kullanımı mümkündür. Satılan İktisadi kıymet yenilenir ise vergi yükü  yeni satın alınan iktisadi kıymetin satışına kadar ve bu iktisadi kıymetten kar edilip edilmemesine bağlı olarak ortadan kalkmaktadır. Yenileme fonu ayrılmasının şartları

  1. Yenileme fonunu düşme hakkı yasada , sadece bilanço esasına göre defter tutan gerçek ve tüzel kişilere tanınmıştır. Kaydını ve muhasebesini bilanço esasına göre takip etmeyen gerçek ve tüzel kişiler bu haktan yararlanamazlar.
  1. Satılan veya hasar nedeniyle işletmeden çıkan iktisadi kıymetin yenilenmesinin zaruri bulunması veya bilanço esasına göre defter tutan gerçek ve tüzel kişi işletmesini idare edenlerce işletmeden çıkan iktisadi kıymetin yenilenmesine karar verilmesi,
  1. Yenilenecek ve alınmasına karar verilen iktisadi kıymetin, satılan veya işletmeden hasar nedeniyle çıkan iktisadi kıymet ile aynı neviden olması ,  gereklidir.
  1. Yenileme fonu kullanım süresi üç yıldır. Yani yenileme fonuna alınan  demirbaş satış karı  yenileme fonunun pasif geçici hesaba alındığı tarihten itibaren üç yıl süre ile bu hesapta tutulabilir, geçici hesapta bulunan yenileme fonu  bu hesaba aktarıldığı üç yıl içinde yeni bir iktisadi kıymetin alımında kullanılmaz ise üç yılın sonunda kar zarar hesabına aktarılır.
  1. İşin terk edilmesi durumunda geçici hesapta bulunan yenileme fonu artık işi terk günü itibariyle kar ve zarara intikal ettirilir.
  1. Bilanço esasına tabi  defter tutan işletme sahibinin ölümü halinde , mirasçılar iktisadi işletmeyi devam ettirmezler ise geçici hesapta bulunan yenileme fonu artık işi terk günü itibariyle kar ve zarara intikal ettirilir. Eğer mirasçılar veya rızai taksim sözleşmesi ile mirasçılardan birine intikal eden iktisadi işletmenin  faaliyetine devam etmeleri söz konusu olur ise , bu durumda GVK 81/1 maddesi gereği miras işletmesine ölenin iktisadi işletmesinin aktif ve pasifiyle devir durumu söz konusu olacağından mirasçılar yenileme fonunu üç yıl pasifte geçici hesapta tutabilir, yeni aldıkları iktisadi kıymetin yenilenmesinde kullanabilir.
  1. Kurunlar vergisi kanunun 37 ve 38.ci maddesi kapsamında birleşme,devir bölünme ve hisse değişimi kapsamında meydana gelen devirlerde önceden ayrılmış yenileme fonu için mükellefiyette hiçbir değişiklik olmamış gibi işleme devam olunur.
  1. Üç yıl içinde kullanılmayan yenileme fonu üçüncü yıl sonunda kara eklenir ve vergilendirilir.

 

Mustafa Dönmez

Gediz Ticaret ve Sanayi Odası

Yönetim Kurulu Başkanı

 

<< GERİ