>>
VERGİ MÜKELLEFİYETİ  EŞE  AİT İŞYERİNDE  DİĞER  EŞİN ÇALIŞMASI BU KONUDAKİ  SORUNLAR VE ÖNERİLER

İş hayatında, özellikle küçük ölçekli aile işletmelerinde  aile reisinin yanında eşinde o işletme de iş ve hizmet ürettiği bilinen bir durumdur.

Medeni Kanun da  kurulan evlilik birliğinde yapılan evlilik akdi ile , mal birliği rejimi kabul edilmemekte ve kanundan gelen hüküm ile mal ayrılığı rejimi karı koca arasında kendiliğinden meydana gelmektedir.

Daha sonra kocanın açtığı bir işyerinde karının da çalışması halinde , aile bütünlüğü gereği  ,koca karıya aylık ve ücret ödememekte  koca da karı da o işletmede gelir ve harcama yönüyle hak ve fiil ehliyetini kullanmaktadır.

Ancak, Sosyal güvenliğin bir gereklilik olduğu gerçeği ile, karı kocanın yanında işçi olarak gözükmekte ve o işletmeden sigortalı olmaktadır.

Önce olaya Sosyal Sigortalar Yasası açısından bakalım,

506 Sayılı Yasanın 3.cü maddesindeki hükme göre, işverenin ücretsiz çalışan eşi Sosyal Sigortalar Kapsamında bulunmadığı hüküm

altındadır.

Bunun da gerekçesi, karı koca arasında bir hizmet akdinin oluşmadığı, bir vekaletsiz iş görme halinin söz konusu olduğudur.   Ama ortada bir gerçek vardır, üretilen bir iş ve hizmet vardır. İş kazası riski vardır.   Burada yasa koyucunun  eşin  tercihe dayalı  sosyal güvenlik hakkı verecek  ek düzenlemeler yapması kaçınılmazıdır.

Diğer bir sorun,     örneğin;  kadın eğer kocasının işyerinde sigortalı gösterilmiş ise , eşin, emekliliği aşamasında yaşanmaktadır.  SSK eşini sigortalı gösteren kocayı pirim ödendiği ve aylık bildirge verildiği sürece ve bu aşamalarda yapan birimin doğruluğu veya yanlışlığı, kadının tescilinin doğruluğu veya yanlışlığı noktasında bir sorun çıkarmamakta pirim tahsilatını yapmaktadır.  Bu noktadan tam emeklilik talebi aşamasında yaşanmaktadır.

Eşin,  emeklilik talep dilekçesi SSK tarafından gerçekte bir ücret ödemesi olup olmadığının araştırılması yönündeki  denetimde , denetim yetkilisi ücret ödendiğinin kanıtlanmasını, yani ispat yükünü emeklilik talep eden eşten ve işveren olarak görünen eşin karı veya kocasından istemektedir.

Genel Kabul görmüş denetim standartlarına göre ve yine Yerleşik Yüksek Yargıtay içtihatlarına göre ;  eşin sigortalı sayılıp sayılmayacağı noktasında ,

Gerek,   SSK da denetim aşamasında  ihtilaf çıktığında ,

Ve gerekse, ihtilaf nedeniyle  Yargıya intikal eden durumlarda  aşağıdaki hal ve durumlar işverenin eşinin, SSK kapsamında ve ücretli çalıştığına karine teşkil etmektedir.

1.İşveren konumumdaki eşin,  kanuni defterlerde eşin ücret bordosunu  işçilik giderleri olarak kaydı  yapılmış olmalıdır.

2.İşveren konumundaki eşin düzenlediği ve işçi konumundaki eşine imzalattığı ücret bordrosunun  içeriğinin SSK mevzuatına uygun olmalıdır.

3. Bordronun işçi olarak görünen eş açısından ve işveren diğer eş açısından imzalı olması , yine ücret ödendiğinin makbuz, banka kaydı veya kasa tediye fişi gibi belgelerle kanıtının olmalıdır.

4.Bunun dışında eşin o işyerinde çalıştığının kanıtlanması yönüyle bordro tanığı ( yani o iş yerinde çalışan işçilerin beyanları ) ortaya konabilmelidir.

5.İşveren konumundaki eşin işyerinde çalışan diğer eşin , işveren konumundaki eşin işyerinde ürettiği iş ve hizmetlerde eş işçinin fiziki emareleri ortaya konabilmelidir.

Örneğin Eş kocasına ait işyerinde muhasebeci olarak görünmüş olsun,  eşin muhasebecilik tahsili yoksa, faturada, irsaliyede,   yazısı, imzası yoksa bu durumda işin fiktif olduğu ( naylon iş   ) ortaya çıkar.

6.En önemli karine gerçekten eşe ait işyerinde fiilen çalışmanın olmasıdır. Yukarıda sıralanan      durumlar ,   işte bu fiili çalışma karinesinin  ispatına dair göstergesidir.

Bu uygulamada Gelir Vergisi Yasası ile SSK yasası da çatışma içindedir. SSK yasası açsından  eşin işçiliğinin geçerli olabilmesi için ücretin ödenmesi ve işçi olarak görünen eşin işçilik giderinin kayda intikali yasal zorunluluk olduğu halde,

Gelir vergisi kanunun 41.ci maddesi mükellefin eşine veya 18 yaşından küçük çocuğa ödene  ücretin gider kabul edilmeyeceğine amirdir.

İşverenin böyle bir işlem ve kayıt düzeni de Gelir Vergisi Kanunu açısından geçersiz ve VUK nu açsından da ikmalen vergi tarhını gerektirecek durumudur.

İşveren , Vergi mevzuatından gelen bu sorunu aşmak ve mali mevzuat açısından da sorun yaşamamak için, ve yine SSK açısından da eşinin işçiliğini geçerli kılmak için izleyeceği yol şudur.

İşletme Hesabı esasına göre defter tutuyor ise, eşine ait ücret bordrosunu , bordronun yasal kayıt süresi içinde giderler hanesine kayıt etmek , yıl sonunda eşine ait daha önce gider kaydettiği brüt ücret ve ücret ferilerini ( işveren pirimi, alt sınır farkı, İşsizlik primi işveren payı vs), takvim yılı sonunda işletme defterinin hasılat hanesine kanunen kabul edilmeyen giderler olarak eklemek suretiyle;  işletme defteri kayıt düzenini ;  mali kar açısından, vergi hukuku yönüyle ve  eşinin sigortasına zarar getirmeyecek hale getirebilir

Bilanço Esasına göre defter tutuyor ise, eşine ait ücret bordrosunu , bordronun yasal kayıt süresi içinde işçilik giderleri hesabına kayıt etmek , yıl sonunda eşine ait daha önce gider kaydettiği brüt ücret ve ücret ferilerini ( işveren pirimi, alt sınır farkı, İşsizlik primi işveren payı vs), takvim yılı sonunda , işçilik giderleri hesabındaki eşine ait görünen gider tutarını kanunen kabul edilmeyen giderler hesabına virman yapmak suretiyle , Bilanço hesabına esas  kayıt düzenini ;  mali kar açısından, vergi hukuku yönüyle ve  eşinin sigortasına zarar getirmeyecek hale getirebilir .

Gerçekten fiili bir çalışma olmadığı halde eşin işyerinde sigortalı gösterilmesi Ceza Hukuku açısından da önemli sorunlara neden olabilir.

Eş adına düzenlenen belgeler açısından sahtecilik , eş hastanede tedavi görmüş ise  nitelikli dolandırıcılık gibi fiillerden  ceza almalarına neden olabilir.

Mustafa Dönmez

Gediz Ticaret ve Sanayi Odası

Yönetim Kurulu Başkanı

 

<< GERİ