4842 SAYILI BAZI KANUNLARDA DEGİSKLiKLER VE GETİRİLEN YENİ
DÜZENLEMELER (1) (GELİR VERİSi KANUNDAKİ DÜZENLEMELER)
24. Nisan 2003 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan 4842 sayılı yasa ile Vergi
Mevzuatinda
ve SSK mevzuatında köklü ve önemli değişiklikler söz konusudur.
Bu vapısal değişiklikleri özetleyerek ve ana hatlarıyla şöyle sıralayabiliriz.
1. Dar mukellefler açısından yatırım indirimi uygulamasına dayalı vergi avantajı
söz konusu olmuştur.
Dar mUkellefiyete tabi olanlar dahil, ticari veya zirai kazançları bilanço
esasına göre
tespit edilen vergiye tabi mükellefler (adi ortaklıklar,kollektif ve adi
komandit şirketler ile kurumlar
vegisi mükellefleri dahil) faaliyetlerinde kullanmak üzere satın aldıklar veya
imal ettikleri amortismana
tabi iktisadi kıymetlerin maliyet bedellerinin %40'ını vergi matrahlarının
tespitinde ilgili kazançlarından
yatırım indirimi istisnası olarak indirim konusu yapmaları imkanı getirilmiştir.
Petrol Kanunu ve Maden Kanununa
göre yürütülen arama ve sondaj faaliyetleri için yapılan ve aktifleştirilen
harcamalar yatırım indirimi istisnası
uygulamasından yararlanma imkanı getirilmiştir.
2. Yatırım indirimi konusunda yapısal düzenlemeler söz konusu olmuştur. Yatırım
indiri istisnası tutarının hesaplamasında
amortismana tabi iktisadi kıymetin maliyet bedeli esas alıması kabul edilmiştir.
Yatırım indirimi istisnası uygulamasına,
istisnaya konu iktisadi kıymete ilişkin harcamaların yapıldığı yılda başlanır ve
indirilecek tutara ulaşılıncaya kadar devam
olunacağı esası kabul edilmiştir.
Yatırım harcamalarının yapıldığı yila ilişkin vergi matrahının tespitinde,
- Kazancin yetersiz olması nedeniyle dikkate alınamayan istisna tutarı, izleyen
yıllarda Vergi Usul Kanunu hükümlerine gore bu yıllar için belirlenen yeniden
değerleme oranında artırılarak dikkate alınacağı esası kabul edilmiştir.
- iktisadi kiymet!er ile ilgili olarak Bedeli 5 milyar liradan az olan iktisadI
kiymetler
(iktisadi ve teknik bakımdan bütünlük arz eden iktisadi kiymetler haddin aşılıp
aşılmadığının tespitinde bir bütün olarak dikkate alınır.)
- Yurt icinde veya dışında daha önce kullanılmış olan iktisadi kiymetler (yüzer
havuzlar ile oniki yaşından küçük gemiler hariç)
- Gayri maddi haklar (yatırım indiriminden yararlanan iktisadi kiymetlerin
kullanılabilmesi için gerekli olan bilgisayar programları hariç).
- Mal ve hizmet üretimi ile doğrudan ilgili olmayan; alet, edevat, mefruşat ve
büro
demirbaşları.
- Bedelsiz olarak iktisap edilen iktisadi kiymetler.
- Satın alma suretiyle iktisap edilen veya inşa edilen binalar (mal ve hizmet
üretim
yeri olarak kullanılmak üzere inşa edilenler hariç).
- Arazi veya arsalar.
- Binek otomobili ve benzer kara taşıtları. yat, kontra, tekne ve benzeri
motorlu
deniz araçlari ile uçak ve hehkopter gibi hava tasıtları (isletmenin esas
faaliyet
konusu ile ilgili olanlar hariç).
- Yurt dışındaki yatırımlarda kullanılmak üzere alınan iktisadi kıymetler,
ile ilgili olarak yatırıım indirimi hesaplanmayacağı kabul edilmiştir.
Yatırım indirimi istisnasına konu iktisadi kiymetleri aktife alındıkıarı
tanihten itibaren iki
yil içinde elden çıkaran mükelleflerin, bu iktisadi kıymetlerle ilgili olarak
yatirim indirimi
istisnası uygulama haklarını kaybedecekleri ve geçmişe yönelik olarak daha önce
yararlanılan yatırım indirimi istisnası için herhangi bir işlem yapılmayacağı
esası kabul
edilmiştir.
En önemli değişikliklerden biride, mükelleflerin kayıtlarının, hesaplanan ve
yararlanılan yatırım indirimi
istisnası tutarlarının yıllar itibariyle takibini yapacak şekilde tutması
mecburiyeti gelmiş olup,bu konuda nazım hesaplarda
yeni düzenlemeler yapmak gerekmektedir.
Aksi helde kayıt nizamına uymamaya dayalı özel usulsüzlük cezası ile maddenin
uygulanmasına ilişkin usul ve esasları
belirlemeye Maliye Bakanlığı yetki almış olup, şekil ve muhtevaya uymamaya
dayalı yatırım indirim hakkının tartışmalı hale
gelmesi durumu söz konusu olabilir.
3. Menkul sermaye iratlarında: Bireysel emeklilik sisteminden emeklilik hakkı
kazananlar yönüyle bu sistemden vefat, maluliyet
veya tasfiye gibi zorunlu nedenlerle ayrılanlara yapılan ödemelerin % 25'i,
Türkiye'de kain ve merkezi Türkiye'de bulunan
diğer sigorta şirkerlerinden on yıl süreyle prim ödeyenler ile vefat, maluliyet
veya tasfiye gibi zorunlu nedenlerle ayrılanlarara
yapılan ödemelrin % 10'u ve tek primli yıllık gelir sigortalarından yapılan
ödemelerin tamamı gelir vergisinden müstesna
tutulmuştur. İstisna edilen tutar 94 üncü maddenin birinci fıkrasının (15)
numaralı bendine göre tevkifat yapılmayacağı kabul
edilmiştir.
4. Tam mükellef kurumlardan elde edilen, 75 inci maddenin ikinci fıkrasının (1),
(2) ve (3) numaralı bentlerinde yazılı kar paylarının
yarısı gelir vergisinden müstesna tutulmuştur. Burada amaçlanana halka açık
şirketlerin kar dağıtımının teşviki olduğu anlaşılmaktadır.
Ancak kar dağıtan kurum yönüyle, İstisna edilen tutar üzerinden 94 üncü madde
uyarınca tevkifat yapılacağı ve tevkif edilen verhinin tamamı,
kar payının yıllık beyanname ile beyan edilmesi durumunda yıllık beyanname
üzerinden hesaplanan vergiden mahsup edileceği esası
kabul edilmiştir.
4. Sakatlık indirimi yeniden düzenlenmiş olup, çalışma gücünün asgari % 80'ini
kaybetmiş bulunan hizmet erbabı birinci derece sakat, asgari
% 60'ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ise ikinci derece sakat, asgari %40'ını
kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ise üçüncü
derece sakat sayılmış ve sakatlık ve sakatlık dereceleri itibariyle belirlenen
sakatlık indirimi tutarı olan birinci derece sakatlar için 440.000.000 lira,
ikinci derece
sakatlar için 220.000.000 lira, ücüncü derece sakatlar için 110,000.000 liranın
sakatlara
ödenen aylık ücret tutarlarından yani hizmet erbabının ücretinden indirileceği
esası
kabul edilmiştir.
Sakatlıkk derecelerinin tespit şekli ile uygulamaya iklişkin esas ve usuller
Maliye, Sağlık ve
Çalışma ye Sosyal GUvenlik bakanlıklarınca bu konuda müştereken hazırlanacak bir
yönetmelik ile belirleneceği kabul edilmiştir.
5. Daha önceleri yargıda verginin kaynaği olarak serbest meslek kazancı mı,
ticari
kazanç mı şeklindeki tartışma yasal düzenleme ile bitirilmiş ve Diş
protezciliğinden elde
edilen kazançlar ticari kazanç içinde yer almıştır.
6. Altın ve mücevherat imal alım ve satım işi ile uğraşanlara bir yerde
enflasyon muhasebesi
uygulama imkanı verilmiştir.
Buna göre sürekli olarak işlenmiş altın alım-satımı ve imali ile iştigal eden
mükellefler,
altın satış tarihindeki İstanbul Altın Borsasında oluşan has altın değeri ile
satılan
mamülün has altın maliyet bedeli arasında oluşan farkı, maliyet bedeline ilave
edeceklerdir.
Söz konusu fark, bilançonun pasifinde özel bir fon hesabında izlenmesi kabul
edilmiştir.
Bu fon, sermayeye ilave dışında herhangi bir suretle başka bir hesaba
nakledildiği veya
işletmeden çekildiği takdirde, o yılın kazancına dahil edilerek vergiye tabi
tutulacağı
kabul edilmiştir.
Bu tür mükelleflerin kullandıkları yabancı kaynaklara ait gider ve maliyet
unsurlarının
sadece ilgili dönemde ayrılan fonu aşan kısmı gider kabul edileceği kabul
edilmiştir.
Uygulamaya geçiş hükmü olarak geçici 63.cü madde ile, İşlenmiş altın ticareti ve
imalatı ile iştigal eden gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinden (adi,
kollektif ve adi
komandit şirketler dahil) 4811 sayılı Kanunun 13 üncü maddesine istinaden
bildirimde
bulunmayanların 31.12.2002 tarihi itibariyle defter kayıtlarında yer alan altın
maliyet
bedelleri, İstanbul Altın Borsasının aynı tarihteki (aynı tarihte işlem
görmemesi halinde
bu tarihten önceki son işlem günündeki) has altın kapanış fiyatından düşük
olamayacağı
esası ve Maliyet bedelinin bu fiyattan düşük olması halinde aradaki fark altın
satış karı
addolunacağı esası ve 2002 yılı kazancına ehlenerek bu Kanunun yayımını izleyen
ikinci ayın sonuna kadar beyan edilir ve tahakkuk eden vergi aynı sürede
ödeneceği esası
kabul edilmiştir.
Yine geçici maddede kıymetli maden ve ziynet eşyası imalatı ve ticareti
faaliyetinde
bulunan gelir kurumlar vergisi mükellefleri(adi, kollektif ve adi komandit
şirketler dahil)
işletmelerinde mevcut olup kayıtlarında yer almayan kıymetli maden (altın,platin
ve gümüş) ve
kıymetli taşlar (elmas,pırlanta,yakut,zümrüt,topaz,safir,zebercet,inci gibi) ile
bunlardan mamül ziynet
eşyasını 4811 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin (1) numaralı fıkrasında
belirtilen şekilde
bildirmeleri halinde aynı Kanunun 13 üncü maddesinin (2) numaralı fıkrasına göre
vergi ödeyecekleri
esası kabul edilmiş olup, bu nedenle bu mükelleflerin anılan kanun ile ilgili
tebliği takip etmeleri
ve kaydi ve fiili stok durumlarını 4811 sayılı yasa kapsamında gözden
geçirmeleri tavsiye olunur.
7. Gerçek usulde vergilendirilecek serbest meslek kazancı mükelleflerinin
kapsamı
genişlemiş olup, dava vekilleri, müşavirler, kurumlar tüccarlarla serbest meslek
erbabının ticari ve mesleki işlerini takip edenler ve konser veren müzik
sanatçıları
gerçek usulde vergilendirilecek serbest meslek kazancı mükellefleri kapsamı
içine
alınmıştır.
8. Sair kazanç ve iratlarda düzenlemelere gidilmiş ve kapsam daraltılmıştır.
Buna göre
İvasız olarak iktisap edenler, Türkiye'de kurulu menkul kıymet borsalarında
işlem
gören üç aydan fazla süreyle elde tutulan hisse senetleri ile tam mükellef
kurumlara
ait olan ve bir yıldan fazla süreyle elde tutulan hisse senetleri hariç, menkul
kıymetlerin
elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar(Üç aylık süreyi bir yıla kadar
çıkartmaya veya
tekrar kanuni süreye kadar indirmeye Bakanlar Kurulu yetkilidir.) sair kazanç ve
irat
olarak vergilendirilmesi kabul edilmiştir.
9. Gelirlerin toplanması be yıllık beyanname verilmeeyecek haller ile ilgili
kolaylıklar daraltılmış
ve yıllık beyanname verme yükümü ön plana çıkarılmıştır.
Buna göre; Tam mükellefiyette; Gerçek usulde vergilendirilmeyen zirai kazançlar,
bu
Kanunun 75 inci maddesinin (15) numaralı bendinde yazılı menkul sermaye
iratları,
kazanç ve iratların istisna hadleri içinde kalan kısmı için, Tek işverenden
alınmış ve
tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücretler (birden fazla işverenden ücret almala
beraber
ücret dışındaki gelirleri için beyanname vermek zorunda olmayan ve birden
sonraki
işverenden aldıkları ücretlerinin toplamı, 12.000.000.000.- TL yi aşmayan
mükelleflerin,
tamamı tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücretler dahil)için. yukarıda
belirtilen kazanç
türleri yönüyle vergiye tabi gelirler toplamının [ tek işverenden alınan ücret
ile zirai
olan 12.000.000.000.- TL yi aşmaması koşuluyla, Türkiye'de tevkifata tabi
tutulmuş
gayrimenkul sermaye iratları, Dar mükellefiyette, tamamı Türkiye'de tevkif
suretiyle
vergilendirilmiş olan; ücretler,serbest meslek kazançları, menkul ve gayrimenkul
sermaye
iratları ile diğer kazanç ve iratlar, için yıllık beyanname verilmeyeceği ve
diğer gelirler
için beyanname verilmesi halinde bu gelirler beyannameye dahil edilmeyeceği
esası
kabul edilmiştir.
10. Okul, hastane ve yurt yapımı özendirilmiş ve bunlara yapılan harcamaların
tamamının kazançtan indirileceği esası getirilmiştir.
Kamu idare ve müesseselerine bağışlanan okul ve yüz yatak (kalkınmada öncelikli
yörelerde elli yatak) kapasitesinden az olmamak üzere öğrenci yurdu inşaası
dolayısıyla
yapılan harcamalar veya bu tesislerin inşaası için bu kuruluşlara yapılan her
türlü bağış
ve yardımlar ile mevcut tesislerin faaliyetkerini devam ettirebilmeleri için
yapılan her türlü
nakdi ve ayni bağış ve yardımların tamamı yıllık beyanname ile bildirilecek
gelirlerden
indirileceği kabul edilmiştir.
11. Beyan edilen gelirin % 5'ini aşmaması, Türkiye'de yapılması ve gelir veya
kurumlar
vergisi mükellefiyeti bulunan gerçek veya tüzel kişilerden alınacak belgelerle
tevsik
edilmesi şartıyla, mükellefin kendisi, eşi ve küçük çocuklarına ilişkin olarak
yapılan
eğitim ve sağlık harcamalarının kazançtan indirilebileceği kabul edilmiştir. (
Ancak ücret
gelirlerine dayalı olarak mükerrer 121 inci maddede çerçevesinde eğitim ve
sağlık
harcamaları nedeniyle vergi indiriminden yararlanan ücretliler, gelir vergisi
mükellefi
olarak verecekleri yıllık beyannamelerindeki kazançlarında aynı harcamalarını bu
hükümden yararlanarak matrahlarından indiremeyecekleri konunun istisnasıdır.)
12. Yıllık beyannamede beyenname verme zamanı ve vergiyi ödeme zamanı yeniden
düzenlenmiştir. Buna göre; bir takvim yılına ait beyanname izleyen yılın Mart
ayı içinde,
gelirin sadece basit usulde tespit edilen ticari kazançlardan ibaret olması
halinde izleyen
yılın Şubat ayı içinde, tam mükellefiyette vergiyi tarha yetkili vergi
dairesine, dar
mükellefiyette Türkiye'de vergi muhatabı mevcutsa onun Türkiyede oturduğu yerin,
Türkiye'de vergi muhatabı yoksa işyerinin, işyeri birden fazla ise bu işyerinden
herhangi birisinin bulunduğu yer vergi dairesine verileceği veya taahhütlü
olarak posta
ile gönderileceği kabul edilmiştir.
1.1.2004 yılından sonra verilecek beyannamelere uygulanmak üzere Basit usule
tabi
mükelleflerin verecekleri yıllık beyannameler olan ve şubat ayı içerisinde
verilmesi
gereken beyanname ile bildirilen gelir üzerinden Haziran aylarında ödeneceği,
ticari ve mesleki kazançlar
nedeniyle mart ayı içerisinde verilmesi gereken beyanname ile bildirilen gelir
üzerinden tahakkuk ettirilen
gelir vergisi Mart ve Temmuz aylarında olmak üzere iki eşit taksitte ödenmesi
esası kabul edilmiştir.
13. Tevkifat ile ilgili maddede önemli değişiklik ve eklemeler söz konusudur.
Kurumlar Vergisi kanunun 8.ci
maddesine dayalı iştirak kazancı istisnası tevkifat açısından yeniden
düzenlenmiştir. Buna göre; tam
mükellef kurumlar tarafından;tam mükellef gerçek kişilere,gelir ve kurumlar
vergisi mükellefi olmayanlardan
ve bu vergilerden muaf olanlara
dağıtılan,75 inci maddenin iknci fıkrasının (1),(2) ve (3) numaralı bendlerinde
yazlı kar
paylarından (karın sermayeye eklenmesi kar dağıtımı sayılmaz.),tam mükellef
kurumlar tarafından; dar mükellef gerçek kişilere,dar mükellef kurumlara
(Türkiye'de bir
işyeri veya daimi temsilci aracılığıyla kar payı elde edenler hariç) ve gelir ve
kurumlar
ve bu vergisinden muaf olan dar mükelleflere dağıtılan, 75 inci maddenin ikinci
fıkrasının (1) , (2) ve (3) numaralı
bentlerinde yazılı kar paylarından (karın sermayeye eklenmesi kar dağıtımı
sayılmaz.), Tam mükellef
kurumlar tarafından; dar mükellef gerçek kişilere, dar mükellef
kurumlara(Türkiye'de bir iş yeri veya
daimi temsilci aracılığıyla kar payı elde edenler hariç) ve gelir ve kurumlar
vergisinden muaf olan
dar mükelleflere dağıtılan, 75 inci maddenin ikinci fıkrasının (1) , (2) ve (3)
numaralı bentlerinde yazılı
kar paylarından (Türkiye'de karın sermayeye eklenmesi kar dağıtmı sayılmaz.), 75
inci maddenin ikinci fıkrasının (4)
numaralı bendinde yazılı menkul srmaye iradının ana merkeze aktarılan tutarı
üzerinden, bu maddenin (6) numaralı
bendinin (a) alt bendine göre üzerinden vergi tevkifatı yappılan kurum
kazancından kar payı alanara, tevkif
suretiyle alınan vergi red ve iade olunmaycağı kabul edilmiştir...
14. 2003 Yılı gelirlerine de uygulanmak üzere, gelir vergisi tarifesi yeniden
düzenlenmiştir. Buna göre
Gelir vergisine tabi gelirler;
5.000.000.000 liraya kadar %20
12.000.000.000 liranın 5.000.000.000 lirası için 1.000.000.000 lira, fazlası %25
24.000.000.000 liranın 12.000.000.000 lirası için 6.350.000.000 lira, fazlası
%35
120.000.000.000 liranın 60.000.000.000 lirası için 18.950.000.000 lira, fazlası
%40
120.000.000.000 liradan fazlasının 120.000.000.000 lirası için 42.950.000.000
lira, fazlası %45
Oranında vergilendirileceği kabul edilmiştir. Ücret gelirlerinin
vergilerndirilmesinde, yukarıda tarifede yer alan
vergi oranları beş puan indirilmek suretiyle uygulanacağı kabul edilmiştir.
14. Ücretlilerde vergi indimi konusu yeniden düzenlenmiştir.
Harcamaların Türkiye'de yapılması gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyeti
bulunan gerçek veya tüzel kişilerde alınan
belgelerle tevsik edilmesi ve bu belgelerin işverene verilmesi koşulu ile ve
mahsup hakkı kazanılan tutarın hesaplanmasında
dikkate alınan vergilendirilmesinde, mükellefin kendisi, eşi ve çocukları ile
ilgili eğitim, sağlık,gıda,giyim ve
ikamet edilen konuta ait kira harcamalarının yıllık toplam tutarının; 3 milyar
liraya kadar %8'i 6 milyar lirası için
%7'si, aşan kısmı için %4'ü,
Ücretinin ertesi yılda ödeyeceği gelir vergisinden mahsup edilir veya işverenler
aracılığı ile kendisine naklen iade
iade edileceği kabul edilmiştir.
Ücretlerin harcama belgelerinin işverene ibrazı, beyanı ve verginin mahsup veya
iadesine ilişkin sreleri tespit etmeye,
iadei nakden veya mahsuben yaptırmaya, vergi mahsup ve iadesine tabi tutulacak
mal ve hizmet alımlarını yukarıda sayılanlarla
sınırlı olmaksızın tespit etmeye ve uygulamanın usul ve esaslarını belirlemeye
Mailye Bakanlığı yetki almış olup bu konudaki
düzenlemelerin takibi gerekmemtedir.
15. Anılan yasanın, GEÇİCİ MADDE 61. inci madde ile, Bu maddenin yürürlük
tarihinden önce yapılan müracaatlara istinaden düzenlenen yatırım teşvik
belgeleri
kapsamındaki yatırımlarla ilgili yatırım harcamalrına (teşvik belgelerine bu
tarihten
sonra ilave edilen iktisadi kıymertller için yapılan harcamalar hariç), yatırım
indirimi
uygulamasına ilişki olarak Gelir Vergisi Kanunun bu tarihten önce yürürlükte
bulunan hükümleri uygulanacağı esası kabul edilmiş, yukarıda belirtilen şekilde
yatırım
indirimi istisnasından yararlanan kazançlar ile bu maddenin yürülük tarihinden
önce
gerçekleşen yatırımlar üzerinden hesaplanan ve kazancın yetersiz olması
nedeniyle
sonraki dönemlere devrenen yatırım izdiriminden yararlanan kazançlar üzerinden
dağıtılsın, dağıtılmasın %19,8 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılacağı esası
kabul
edilmiştir,
isteyen mükelleflere de, bu maddenin yürülük tarihinden önce yapılan
müraacatlara
istinaden düzenlenen yatırım teşvik belgeleri kapsamında bu tarihten itibaren
yaptıkları
harcamaları (öngörülen harcamalar kapsamında daha önce yatırım indirimi
istisnasından
yararlanmış harcamalar hariç) için bu Kanunun 19 uncu maddesinde yer alan
hükümler
çerçevesinde yatırım indirimi istisnasından yararlanabilecekleri esası kabuk
edilmiş,
bunun için bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonraki ilk geçici
vergilendirme
dönemine ilişkin beyannamenin verileceği tarihe kadar bağlı bulunan vegi
dairesine bir
bildirimde bulunulması ve tercihin, alınmış olan yatırım teşvik belgelerinin
tamamı
için yapılması şartı getirilmiştir.
Bu nedenle mükelleflerin 15 mayıs 2003 e kadar verecekleri geçici vergi
beyannamelerinde
bu durumdaki seçim hakkı açısından durumlarını gözden geçirmeleri gerekmektedir.
16. Yine anılan yasanın GEÇiCi MADDE 64. ile; yıllık beyanname vermeme yönüyle
sporculara vergi muafiyeti ge1miş olup sporculara ücret olarak vapılan
ödemelerin vergiden
müstesna olduğu kabul edilmiştir. Sporcu transfer ücretlinin vergilenmesinde
31.12.2007
tqrihine kadar sporculara ücret olarak yapılan ödemelerin %15 oranında gelir
vrgisi tavkifatı
yapılacağı, bu istisnanın tevkif yoluyla ödenen gelir vergisine şümulü olmadığı,
Bakanlar
Kurulunun %15 oranını %25 oranına kadar arttırmaya veya kanuni olarak indirmeye
yetkili olduğu
kabul edilmiştir. Yararlı olması dileğiyle, saygılarımla (devam edecek)
Mustafa DÖNMEZ
Gediz Ticaret ve Sanayi Odası
Yönetim Kurulu Bşk.