BANKALARDAN ÖDEME YAPILMASI KONUSUNDA
VERGİSEL AMAÇLI BİLDİRİM YÜKÜMLÜLÜLÜĞÜ


T.C. Maliye Bakanlığı, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 257/1.maddesinin

2 numaralı bendi ile kendisine tanınan ''... mükelleflerle muameleleri iIe ilgili tahsiIat ve

ödemelerini banka veya benzeri finans kurumlarınca düzenlenen belgelerle teşvik etmeIeri

zorunluluğunu getirme ve bu zorunluluğun kapsamını ve uygulamaya ilişkin usul ve esasIarın

belirleme yetkisi.....'' kullanmak suretiyle, 4.7.2003 tarihli Resmi Gazetede yayımladığı

Vergi UsuI Kanunu 320 sayılı Genel TebIiği ile gelir ve kurumlar vergisi mükeIleflerinin ve

mal ve hizmet karşılığı ödemeleri ile ilgili olarak anılan tebliği yürürlüğe koymak suretiyle

yeni bir düzenlemeye gitmiştir.


Anılan düzenleme açısından, Banka ve finans kurumlarından ne anIaşılması gerektiği

konusunda ise 4389 sayılı bankalar Yasası kapsamındaki Türkiye'de kurulu bankalar ve

yurt dışında kurulu bankaların Türkiye'deki şubeIeri ile Bankalar yasasının 20.ci maddesi

kapsamındaki özel finans kurumları işlemleri uygulama ve bildirim kapsamında olduğu

belirtiImiştir.


Tevsik zorunluluğunun kapsamı konusunda anılan genel tebliğ ile mükelleflere getirilen

yasal yükümlülükler şu şekiIde sıralanabilir.


1. Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, tüccar olmasa da, kurumlar vergisi mükellefIeri

213 Sayılı Vergi Yasasının 177.maddesi kapsamında birinci sınıf defter tutma

yükürnü altında bulunduğundan, tacir olmasa da, ticaret siciline kayıtlı olmasa da

(örneğin iş ortaklıkları Borçlar yasası kapsamında adi ortaklık olup ticaret siciline

kayıtlı değiIdir.) bu şekiIdeki kurumlar vergisi mükellefleri

2. Defter tutmak zorunda olan çiftçiler

3. Serbest meslek erbabı

4. Vergiden muaf esnaf ın


Kendi aralarında yapacakları ticari işlemlerden nihai tüketicilerden ( Türkiye'de mukim

olmayan yabancılar hariç) mal ve hizmet bedeli olarak yapacakları maI ve hizmet

bedellerinden 5 milyar lirayı aşan tahsilat ve ödemelerinin, 1.8.2003 tarihinlen geçerli olmak

üzere banka kapsamında yapılması yükümlülüğü gelmiştir. Diğer bir anlatımla tahsilat ve

ödemelerin banka (yabancı bankaların Türkiye'deki şubeler dahil) veya özel finans kurumları

aracı kılınarak yapılması ve bu kurumlarca düzenlenen dekont veya hesap bildirim cetvelleri

ile yapılması tebliğ ile zorunlu hale getirilmiştir. Yukarıda anılan mükellefler yönüyle bu

durum bir vergisel yükümlülük olmuştur.


Ödeme bedelinin teslimi gerçekleşmiş icap veya kabulü gerçekleşmiş bir edime

dayanmasının dışında, eğer ödeme avans niteliğinde dahi olsa bile bu yükümIülüğü uymak

zorunluluğu bulunmaktadır.


Mal ve hizmet bedeli ve bu niteliklerle iIgiIi avanslardan 5.000.000.000.- TL. yi aşan ödemeler

tebliğ kapsamında olup, tebliğde bir açıklık bulunmamasına karşın bu nitelikte olmayan

ödemelerde kişisel görüşüme göre bir yükümlülük bulunmadığı düşüncesindeyim.


Mal ve hizmet bedeli ne anlaşılması gerektiği konunda da Borçlar Yasası Türk Ticaret

yasası, Gelir Vergisi Yasası, Kurumlar Vergisi Yasası, Vergi UsuI Yasası ve Katma Değer

Vergisi yasası hükümleri gene! özel hüküm ilişkisi değerlendirmesi kapsamında birlikte

değerlendirildiğinde, uygulama sınırı; birinci ve ikinci sınıf tüccarlar defter tutmak zorunda

olan çiftçiler, Serbest meslek erbabı, Vergiden muaf esnaf'ın mal ve hizmet ödemelerinden

5.000.000.000.- TL yi aşması ile sınırlıdır.


Bankalar ve öze! finans kurumları, Maliye Bakanlığınca tesbit olunan usul ve esaslar ile;

birinci ve ikinci sınıf tüccarlar defter tutmak zorunda olan çifçiler, serbest meslek erbabı,

vergiden muaf esnaf ın mal ve hizmet ödemelerinden 5.000.000.000.- TL yi aşan ödemelerine

dair bu banka hareketlerini dekont veya bildirim cetvelleri düzen!eyerek maliyeye bilgi

vereceklerdir.

Maliye Bakanlığı bu zorunluğu karşı muvazaalı ve peçelemeli işlemler ile bildirim dışına

çıkmanın önüne geçmek için de düzenlemeler getirmiştir.


Tebliğdeki bu düzenlemelere göre, tespit edilen tutarın üzerinde kalan işlemlerde teşvik

zorunluluğundan kaçınmak amacıyla parçalara ayrılması kabul edilmemektedir ve aynı günde

aynı kişi ve kurumlara parçalı olarak yapılan işlemlerin tek bir ödeme veya tahsilat oIduğu

kabul edilecektir.


Tebliğ kapsamına girmeyen ödeme ve tahsilatlar konusunda tebliğdeki açıklama şöyle

sıralanmıştır.


- Genel ve katma bütçeli idareler ile döner sermayeli işletmelere yapılacak ödeme ve

tahsilatlar.

- Nihai tüketicilerin kendi aralarında yapacakarı öderne ve tahsilatlar.

(Örneğin, bir kişinin şahsi arabasını veya gayrimenkülünü satış bedelini ödemesinde,

5 milyarın altında kalan ödeme ve tahsilatlarda banka veya özel finans

kurumlarınca düzenlenmiş belge ile tevsik etme yükümlülüğü bulunmamaktadır.)


Bildirimdeki aykırılıklar özel usülsüzlük cezası ile tecziye göreceği tebliğ edilmiş ve tebliğe

uyulmaması halinde VUK nun 355. ci maddesine göre ceza kesileceği tebliğ olunmuştur.


Yararlı Olmasıyla diIeğiyle,

.
Saygılarımla

Mustafa DÖNMEZ
Gediz Ticaret ve Sanayi Odası
Yönetim Kurulu Bşk