İŞ YASASINDAKI SON DEĞİŞİKLER IŞIĞINDA İŞ GÜVENCESİ VE 4857 SAYILI İŞ
YASASININ GETİRDİKLERİ (4)
4857 Sayılı yeni yürürlüğe giren iş yasasında iş akdinin işveren tarafindan
feshinde haklı neden
sayılamayacak haller maddede tadadi olarak sıralanmıştır.
Anılan yasanın 13/A-ll. Maddesinde işveren iradesine dayalı olarak işten
çıkarılma açısından
haklı neden sayılamayacak halleri 6 bent halinde sıralanmıştır.
Haklı neden olarak kabul edilmeyen bu hallerin ilk 3 bendi madde metninde, yasa
koyucunun
hükürn olarak iradesi iafzi olarak açık olmamakla birlikte, değişiklikten önceki
13/C-3. maddede
mevcuttur.
Diğerlerinin çoğu ise, aynı maddeki''...hakkın kötüye kullanıldığını gösteren
diğer durumlar..."
olarak Yargıtay tarafından kabul edilmiş hallerdir.
Sıralarsak;
- Sendika üyeliği veya calışma saatleri dışında, ya da işverenin rızası ile
çalışma saatleri
içinde sendikal faaliyetlere katılmak,
- İşyeri sendika temsilciIiği veya içi ternsilciliği yapmış olmak, yapmak veya
temsiIciliğe
aday olmak,
- Mevzuatın veya söz!eşmeden doğan hakları takip için işveren aleyhine idari
veya adli
makamlara başvuruda bulunmak veya bu hususta başlatılmış sürece katılmak,
- Irk, renk, cinsiyet, medeni hal, aile yükümlülükleri, harnilelik, din, siyasi
görüş, etnik ve
sosyal köken,
- Kadınların çalışmalarının yasak olduğu sürede işe gelmemesi,
- Hastalık ve kaza nedeniyle iş yasaının 17.ci maddesinin 1/b maddesi gereğince
bekleme
süresinde işe geçici olarak devam edememek,
Tazminat:1475 sayılı iş kanun'unu değiştiren 4773 sayılı yasaya göre mahkeme
veya özel
hakem feshin geçersiz oduğuna karar verdiğinde, işçinin işe başlatılma
olasılığını düşünerek
böyle bir durumda işçiye ödenecek tazminatın miktarınıda belirlemekteydi.
Belirlenecek
tazminatın miktarı 8 ile 12 aylık ücret tutarı arasında degimekteydi. 4857sayılı
yeni iş kanunu
düzenlenirken bu tazminat miktarıda yeniden belirIenmiştir. Buna göre,
mahkemenin
belirleyeceği tazminat miktarı 4 ile 8 aylık ücret tutarı arasında
degişebilecektir.
GörüIeceği üzere iş güvencesinin sağlanmasında önemli bir caydırıcılık
oluşturacak enstrümanda
önemli bir zayıflama gündeme gelmiştir. Geçersiz fesih kararına karşı işçiyi işe
başlatmak
istemeyen işverenin yükümlülügü, ödenecek tazminat bağlamında azaltılmıştır.
Nitekim Yüksek Yargıtay 9.cu Hukuk Dairesinin 6.6.2003 gün ve esas 2003/12442
karar 2003/
sayılı kararında işverenin talep ve sipariş azalması, ülkede yaşanan ekonomik
kriz gibi işyeri
dışından kaynaklanan sebeplerle fesih konusunda f varsa fazla çalışmaların
kaldırılrnası. işçinin
rızasına başvurularak çalışma sürelerinin kısıtlanmasına başvurulması, hatta
işin zamana
yayılması nitelemesiyle dolaylı olarak işcinin rızasi ile ücretsiz izin
uygulaması yapılması ve
fesihin en son çare olarak başvurulması gereken bir yöntem olması gerektiği, aki
halde iş
güvencesi tazminatına hükmedilmesi gerektiği gerekçe olarak ifade edilmiştir.
Geçersiz Fesihte İşçinin Başvurusu 4773 sayılı yasaya göre, fesihin geçersiz
olduğuna ilişkin
rnahkeme kararı tebliğ edilen işçinin mahkeme kararının kesinleşmesinden
itibaren , 6 iş günü
içerisinde işe başlamak üzere işverene başvurması gerekmektedir. Şeklindeki
düzenleme 4857
sayılı yeni iş kanunu ile konu yeniden düzenlenirken, mahkeme kararı uzerine işe
başlamak için
işçiye tanınan 6 iş günlük sürenin yeterli olamayacağı yönünde bir düşünce
gelişmiş olmalı ki bu
süre 6 iş gününden 10 iş gününe yükseltilmiştir. Diğer bir anlatımla esasen 6 iş
günü, iş
hukukunda yerleşik bir hak kullanma süresi olmasına karşın 4857 sayılı yeni iş
kanunu ile hak
kullanına süresi 10 iş gününe çıkarılmıştır.
6 iş gününün 10 iş gününe çıkarılması, sonuçta onemli bir değişiklik özelliğini
taşımamakla
beraber mahkeme kararının tebliği sırasında, iş yerinin bulunduğu mahalden
uzakta bulunma
halleri dikkate alınacak olursa ,bu hakkın kullanılmaması halinde işçi açısından
önemli kayıplara
neden olacağından, yerinde olduğu söylenebilecektir.Mahkeme kararına ilişkin
işçi 4857 sayılı
yeni iş yasasının 21.ci maddesine göre 10 iş günü içinde işe başlamak istediğini
işverene
bildirmezse işçiye boşta kaldığı sürenin en fazla 4 aya kadar olan bölümüyle
ilgili olarak hak
kazandığı ücreti ve işe başlatılmaması olasılığı dikkate alınarak miktarı
mahkeme tarafından
saptanmış olan 4 ay ile 8 ay ayasında bürüt çıplak ücreti şeklinde hesaplanacak
iş güvencesi
tazminatını (kıdem tazmınatı ve ihbar tazminatı dışındaki) talep edemeyecektir.
Yazı devam edecek, Yararlı olması dileğiyle, Saygılarımla
Mustafa Dönmez
Gediz Ticaret ve Sanayi Odası
Yönetim Kurulu Başkanı