ÖNEM ARZ EDEN BAZI MALİ MEVZUAT DEĞİŞİKLİKLERİ

1.GELİR VE KURUMLAR VERGİSİ MÜKELLEFLERİNİN 2003 YILI HESAP
DÖNEMİ İÇİN EK MALİ TABLOLAR VERME YÜKÜMLÜLÜĞÜ KONUSUNDAKİ
HADLER DEĞİŞMİŞTİR.

Gelir ve Kurumlar Vergisi Mükellefleri, 2003 yılı gelirleri ile ilgili olarak bağlı bulundukları
Vergi Dairelerine verdikleri veya verecekleri kurumlar vergisi beyannamesi nedeniyle,

Eğer 2003 yılı sonu itibariyle düzenledikleri bilançolarındaki aktif toplamı 5.634.200.000.000.-
TL ve bu meblağın üzerinde ise veya 2003 yılı için düzenledikleri gelir tablolarındaki net
satışları 12.520.350.000.-TL nin üzerinde ise bu mükellefler bağlı bulundukları vergi dairesine
verdikleri vergi beyannamesi ekinde sundukları bilanço ve gelir tablosundan ayrı olarak ayrıca
"... satışların maliyeti tablosu..." , ".„ nakit akım tablosu../' ".„ kar dağıtım tablosu..."
düzenlemeleri yasal yükümlülük olup, bu tablolardan da ",., kar dağıtım tablosunu vergi
beyannamesi ile birlikte vergi dairesine verme yükümleri bulunmaktadır.



2. 2004/1 DÖNEM GEÇİCİ VERGİ UYGULAMASI VE ENFLSAYON DÜZELTMESİ
KONUSU AÇIKLIĞA KAVUŞMUŞTUR.


7.4.2004 tarihinde yayımlanan 2004/2 sayılı Vergi Usul Yasası Sirküleri açıklamaları ile 2004
yılı için 1.1.2004 - 31.3.2004 dönemi olarak verilecek 1.ci dönem geçici vergi beyannamesi ile
ilgili 2003 yılı bilançolarının enflasyon düzeltmesi ve 2004/1 dönem yeniden değerleme oranı
konusuna açıklık getirilmiştir.

Şöyle ki;
A) 1.1.2004 -31.3.2004 döneminde ve dönem sonu İtibariyle DİE nca açıklanan son bir yıllık
TEFE arış oranı 213 sayılı VUK nun da yasal sınır olan % 10 oranını aşmadığından ve bu oran
üzerinde gerçekleşmediğinden , 1.1.2004 -31.3,2004 dönemi için dönem sonu itibariyle 213
Sayılı VUK nun Mükerrer 298.ci maddesine göre enflasyon düzeltmesi ( yani enflasyon
muhasebesi) işlemleri yapılmayacaktır,


B) Mükellefler , 5024 sayılı yasanın geçici 1.cİ maddesindeki hüküm gereği enflasyon
düzeltmesine ilişkin olarak ; dilerlerse 2003 yılı sonu bilançolarını da enflasyon düzeltmesine tabi
tutmaksızın, 1.1.2004 - 31.3.2004 dönemine ilişkin 2004/1 dönem geçici vergi
beyannamelerinde beyan edecekleri geçici vergiye tabi matrahlarını, anılan yasadan önceki
hükümler kapsamında tespit edebilecekler ve beyan edebilecekleridir.


Eğer, vergi mükellefleri;


2003 yılı sonu bilançolarında , 2004/1 dönem geçici vergi beyannamesini vermezden önce
enflasyon düzeltme kayıtlarını yapmışlarsa, bu mükelleflerin enflasyon düzeltmesi sonucu 2003
yılı bilançolarında oluşan düzeltilmiş değerler 2004 yılına ait ilk geçici vergi beyannamesinin
başlangıç değeri olarak değerlendirmeye alınacak ve kayda müstenidat olacaktır.


C) Gelir ve Kurumlar Vergisi mükelleflerinden,


Ca) 1.1.2004 - 31.3.2004 dönemi geçici vergi beyannamelerinde beyan edecekleri geçici vergi
matrahlarının tespitinde, 2003 yılı bilançolarının enflasyon muhasebesi ile düzeltilmiş
değerlerini başlangıç kaydı olarak kullanmak isteyen anılan vergi mükellefleri, 1.1.2004-
31.3.2004 dönemine ait ilk geçici vergi beyannamelerini10.5.2004 tarihine kadar vermeleri
gerekmektedir.

Cb) 1.1.2004 - 31.3.2004 dönemi geçici vergi beyannamelerinde beyan edecekleri geçici
vergi matrahlarının tespitinde, 2003 yılı bilançolarının enflasyon muhasebesi ile düzeltilmiş
değerlerini başlangıç kaydı olarak kullanmak istemeyen eski hükümlere göre geçici vergi
matrahını tespit etmek isteyen anılan vergi mükellefleri,1.1.2004- 31.3.2004 dönemine ait ilk
geçici vergi beyannamelerini 10.8.2004 tarihine kadar vermeleri gerekmektedir.


Cc) 2003 Yılı sonunda çıkarılan ve 31.12.2003 tarihli bilançoların düzeltilmesine ilişkin
enflasyon muhasebesi düzeltmelerine dair kayıtların 2004 yılı yevmiye defterine ve kebir
defterlerine yapılması ve defter kayıtlarına intikal ettirilmesi mecburiyeti getirilmiştir.


Cd) 1.1.2004 - 31.3.2004 dönemi geçici vergi beyannamelerinde beyan edecekleri geçici vergi
matrahlarının tespitinde, 2003 yılı bilançolarının enflasyon muhasebesi İle düzeltilmiş
değerlerini başlangıç kaydı olarak kullanmak istemeyen anılan vergi mükellefleri, 1.1.2004-
31.3.2004 dönemde uygulayacakları yeniden değerleme oranı % 3,4 olarak tespit ve tebliğ
edilmiştir.


Ce) 2003 Yılı bilanço kalemleri içinde yer alan ve enflasyon düzeltmesine tabi olacak parasal
olmayan varlıkların nedeler olduğu, enflasyon düzeltmesine tabi olmayacak parasal varlıkların
ne olduğu, parasal olmayan varlıkların düzeltilmesinde yapılacak muhasebe kaydı, kullanılacak
hesaplar ve bu hesapların işleyişi Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğü tebliği ile tebliğ
olunmuştur.


Cf) 1.1.2004 tarihinden sonra amortisman uygulamasında yeni düzenlemeler yürürlüğe girmiş
olup, 2004 ve sonraki yıllarda iktisabı söz konusu olacak amortismana tabi iktisadi kıymetlerin
diğer bir anlatımla duran varlıkların faydalı ömürlerine göre belirlenen amortisman oranlarına
İlişkin tebliğler henüz yayınlanmamış olup, tebliğ taslakları Gelirler Genel Müdürlüğü internet
şitesinde yer almaktadır. Bu konudaki açıklamalara www.Gelirler.Gov.Tr den ulaşılabilir.

111. STOPAJ VE GEÇİCİ VERGİLERDE MAHSUP KALANI VERGİLERİN

RED VE İADESİNDE YENİ ESASLAR GETİRİLMİŞTİR.


Kamu maliyesinin bazı vergi türlerinde vergilendirmede nihai vergileme döneminden öncesinde
nihai vergilendirmede mahsuplaşmaya esas olmak üzere bir yerde avans mahiyetinde
nitelenebilecek bir yerde de nihai vergileme olarak nitelenebilecek bir uygulama ile
vergilendirme işlemleri söz konusu olmaktadır. Buna örnek, geçici vergi uygulaması, tevkif
suretiyle alınan vergilerin bazıları, vergi sorumlusu sıfatıyla yapılan tevkifat uygulamaları vb
gösterilebilir,


Örneğin geçici vergi ödemelerinde veya stopaj yolu ile yapılmış tevkifatlarda Gelir vergisi
Yasasının 121.ci maddesine göre mükellefler tahakkuk fisinin düzenlendiği tarihten itibaren
mahsup fazlası red ve iade edilmesi gereken verginin iadesini veya başka muaccel vergi
borçlarına mahsubunu İsteyebilirler.


14.10.1991 tarih ve 21021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelikle yeniden düzenlenen
Devlet Harcama Belgeleri Yönetmenliğinin 52'nci maddesinde de mükellefler tarafından mahsup
fazlası ve nihai vergilendirmede artık mahsup imkanı kalmamış vergilerin idareden ret veya
iadesi talep edilmesi halinde, her yıl genellikle bütçe kanununa konulan hükümle veya özel
kanun ile, Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğünce alt sınır olarak belirlenen miktarın
altında kalan meblağın iadesinde alt sınır altında kalan tutarın inceleme raporu beklenmeksizin,
bankalara yapılan ödemelerden kesilen vergilerde ise, bu vergilerin ilgili saymanlığına
yatırıldığına ilişkin belge aranmaksızın süresiz ve şartsız bankan teminat mektubu karşılığında
iade edileceği belirtilmiştir.


Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğüne, sermayelerinin yüzde 51 veya daha fazlası
kamuya ait kuruluşlara yapılacak iadelerde ise teminat aranmadaniİade yaptırma yetkisi ve tam
mükellefiyete tabi gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerine, bankalarca yapılan ödemelerden
kesilen vergilerin iadesinde,bu vergilerin saymanlığına yatırıldığına ilişkin belge aranmadan iade
yaptırma yetkisi verilmiştir.

Tevkif yoluyla kesilen vergilerin nihai vergilendirme sırasında yapılan mahsup sonrası kalan ve
mahsup imkanı kalmamış bakiye meblağ olarak kalan kısmının nakden ve/veya mahsuben iade
edilmesi için, tevkif yoluyla kesilen verginin, vergi sorumlusu tarafından İlgili vergi dairesince
yatırılmış olması on koşuldur. Yani; tahakkuka dayalı mahsup söz konusu ise iade söz konusu
olmayacaktır. Mükellefler mahsup sonrası bakiye kalan ve iade edilmesi söz konusu olacak
vergilerin ilgili vergi dairesine sorumlusu tarafından yatırılmış olduğunu gösterir bir belgeyi ilgili
vergi dairesinden almak suretiyle, iade veya mahsup konusuna dair yaptıkları başvuru talep
dilekçelerine eklemeleri mevzuat gereğidir.


Bankalara yapılan ödemeler ile tam mükellef gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerine bankalarca
yapılan ödemelerden kesilen vergilerin iadesine ilişkin taleplere söz konusu vergilerin ilgili vergi
dairesine yatırıldığına dair belge eklenmesine gerek bulunmamakta, bu şekilde geçmişte
ödenmiş tevkifata dayalı veya avans mahiyetindeki mahsuba esas vergi ödemelerinin söz
konusu olduğu vergi iade taleplerine ise, vergi kesintisinin yapıldığını ve bankaya ödendiğini
gösteren bir belgenin eklenmesi yeterli olacaktır.


Vergi iadesi yapılması söz konusu olacak vergi tevkifatının 193 Sayılı yasa kapsamında beyana
konu olmuş kazanç unsurlarından, ücret veya serbest meslek kazancından doğan bir iade
talebinin yapılabilmesi için idarenin anılan vergi türü ile ilgili olarak stopaj yolu ile kesintiyi
yapan ve muhtasar beyanname ile beyan edildiğine dair sorumlu adına tahakkuk etliğini gösteren
ilgili saymanlıktan alınan tahakkuk fişi ve vergi ödeme belgesini düzeltme dilekçesine eklemesi
gerekmektedir.


Mükelleflerin mahsup taleplerinin hüküm ifade edilmesi için,bu konuya ilişkin olan dilekçelerine
yazımızın yukarıda kısımlarında yapılan açıklamalarda izah edilen şekilde türden belgelerin
eklenmesi gerekir. Bu belgelerle birlikte yapılan mahsup talepleri,dilekçenin vergi dairesi
kayıtlarına girdiği tarihten itibaren hüküm ifade eder ve mahsup bu tarih itibariyle yapılmış
sayılır. Bu tarihten itibaren, mükelleflerin iade olunacak alacaklarından mahsubunu talep
ettikleri vergi borçları için gecikme zammı uygulanmaz. İdarenin uygulaması bu şekildedir.

Ancak konuya Yüksek Yargının bakışı ise farklıdır. Örneğin; Vergi Dairesinde mahsup
sonrası iadesi yapılması gereken vergi alacağı olan bir vergi mükellefi vergi incelemesi geçirse,
ve bu mükellefe matrah farkı çıksa, sonuçta aynı türden veya farklı türden vergi ve ceza
uygulaması söz konusu olsa, mükellefe bu şekilde çıkarılan vergi farkından, vergi dairesinde
mahsup imkanı olan ve idarede bulunan vergi alacağı kadar olan kısma gecikme faizi ve
gecikme zammı uygulanmayacağına ve bu şekilde yapılan tahakkuk ile alınan gecikme faizi ve
zammının iadesi gerektiğine hükmetmiştir. onu ile ilgili Yerel Mahkeme kararı ve Yüksek
Danıştay kararı özel arşivimizde mevcuttur.


Bu konuda yapılan değişiklikler 6,4.2004 gün ve 25425 sayılı resmi gazetede yayımlanan
252 seri nolu gelir vergisi gene| tebliği ile bu konuda geniş köklü düzenlemeler
yapılmıştır. Özet olarak ve ana hatlarıyla şu şekildedir.


Tevkif \ftlu ile ödenen yercilerde iadelerde getirilen esaslar.


Kural olarak gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin verdikleri yıllık gelir ve kurumlar vergisi
beyannamelerinde bildirdikleri matrahlar üzerinden hesaplanan vergilerden, daha önce stopaj
yolu ile veya geçici vergi beyannamesi ile beyan edilen ve ödenen vergilerin mahsubu, söz
konusudur.


Eğer mükellefin yıllık beyannamede tahakkuk eden nihai vergisi, daha önce tevkif yolu ile
ödenen vergisinden veya geçici vergisinden veya her ikisinin toplamından az çıkar ise, bu
mükellefin idareden mahsup edilemeyen vergi kadar alacağı çıkmaktadır.


Daha önceleri, 193 Sayılı yasanın 121.ci maddesi kapsamında mükellef tahakkuk tarihinden
itibaren bir yıl içinde düzeltme dilekçesi şeklinde ret ve iade dilekçesi vermez ise iadesi mümkün
olmuyordu,


Son düzenleme ile mükellefin vergi beyannamesindeki formartında iade edilecek tutar bölümüne
işlemesi iade talep dilekçesi olarak kabul edilecektir.

Ancak iade konusu tevkif suretiyle ödenen vergiye dayalı ise gene iade için düzeltme dilekçesi
veya başka vergiye mahsup için takas dilekçesi vermesi ispat yükümü açısından gereklidir ve
önemlidir.


Tevkif yolu ile kesilen vergilerin yıllık beyannamedeki mahsuplar sonunda kalan kısmı tutarı ne
olursa olsun vergi inceleme raporu ve teminat aranmaksızın vergi mükellefinin diğer vergi
borçlarına mahsup edilecektir.


Yani özellikle yıllara sari inşaat ve onarım işlerinden kesilen vergilerin mahsuben iadesindeki
tüm sınırlamalar, vergi inceleme raporu aranması ilkesi, teminat aranılması ilkesi kaldırılmıştır.


Mahsup talebinin formatı tebliğ ile belirlenen dilekçe ile yapılması ve mahsup istenen tebligatın
tablo olarak yer alması gerektiği belirtilmiştir.


Gelir vergisi mükellefleri şahıs olarak verdikleri vergi beyannamesindeki mahsup kalanı
iade edilmesi gereken vergilerini adi ortaklık veya kolektif şirketin diğer vergi borçlarına mahsubunu
da talep etmeleri imkanı getirilmiştir.


Yine Gelir vergisi mükellefleri şahıs olarak verdikleri vergi beyannamesindeki mahsup kalanı
iade edilmesi gereken nakdi vergilerini onay ve kabul taleplerine bağlı olarak üçüncü kişilerin
vergi borçlarına mahsubu imkanı getirilmiştir.


Nakdi vergi iadelerinde iade olunacak meblağ 10.00O.000.000.-Tl, ( On Milyar Lira ) yı
geçmiyor ise tevkifat ve tevkifatın ödendiğine dair makbuzun ibrası yeterli olacak başkaca hiçbir
belge aranmayacaktır.


Nakdi vergi iadelerinde iade olunacak meblağ l0.000.000.000.-TL ( On Milyar Lira ) yı geçiyor
ise tevkifat ve tevkıfatın ödendiğine dair makbuzun ibrası yeterli olmayacak, 10.000.000,000.-
TL (on milyar lira) yı aşan kısmı için. Vergi inceleme raporu aranacaktır.

Ancak teminat gösterilmesi halinde inceleme raporu sonucu beklenmeksizin iade yapılacaktır.
10. 000. 000. 000. -TL ( On Milyar Lira ) lık kısmı için ise yine yukarıda değinildiği üzere tevkifat
ve tevkifatın ödendiğine dair makbuzun ibrası yeterli olacak başkaca hiçbir belge aranmayacaktır.


Geçici vergi beyannamesi ile ödenen vergilerde nakdi iadelerde getirilen esaslar.

Kural olarak gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin verdikleri yıllık gelir ve kurumlar vergisi
beyannamelerinde bildirdikleri matrahlar üzerinden hesaplanan vergilerden, daha önce stopaj
yolu ile veya geçici vergi beyannamesi ile beyan edilen ve ödenen vergilerin mahsubu söz
konusudur.


Eğer mükellefin yıllık beyannamede tahakkuk eden nihai vergisi, daha önce tevkif yolu ile
ödenen vergisinden veya geçici vergisinden veya her ikisinin toplamından az çıkar ise, bu
mükellefin idareden mahsup edilemeyen vergi kadar alacağı çıkmaktadır.


Daha önceleri, 193 Sayılı yasanın 121. ci maddesi kapsamında mükellef tahakkuk tarihinden
itibaren bir yıl içinde düzeltme dilekçesi seklinde ret ve iade dilekçesi vermez ise iadesi mümkün
olmuyordu.


Son düzenleme ile, mükellefin vergi beyannamesindeki formartında iade edilecek tutar bölümüne
işlemesi iade talep dilekçesi olarak kabul edilecektir.


Bu konuda iadede yazılı başvuru aranmadan iade işlemi yapılacaktır.


Bu konuda iadede meblağ konusunda da her hangi bir sınırlama, bulunmamaktadır.

Daha geniş bilgi İçin 6.4.2004 gün ve 25425 sayılı resmi gazetede yayımlanan 252 seri nolu
gelir vergisi genel tebliği açıklamalarına bakılabilir.

IV. 1.1.2004 TARİHİNDEN SONRA VERİLECEK VERGİ BEYANNAMELERİNDE
BEYANNAME VERME ZAMANLARI VE BEYANNAME DAMGA VERGİLERİ
DEĞİŞMİŞTİR.


5035 sayılı yasa ile gelir, kurumlar ve katma eğer vergisi yasalarında yapılan değişikliklerle
beyanname verme ve beyanname üzerinden tarh edilen vergilerin ödeme süreleri değiştirilmiştir.
Bir başka anlatımla gelir ve kurumlar vergilerine ilişkin yıllık beyanname, geçici vergi
beyannamesi ile katma değer vergisine ilişkin beyan süreleri yeniden düzenlenmiştir.


Damga vergisi uygulamasına yönelik olarak yayımlanan 42 seri numaralı genel tebliğ ile
belirlenmiş bulunan ''bilançolar ve işletme hesabı hülasa!arı"na ilişkin damga vergisi miktarları
uygulanmadan 5035 sayılı yasa ile Damga Vergisi Yasası'nın ekli (1) sayılı tablonun "ticari
işletmelerde kullanılan kağıtlar'' bölümünde yapılan değişiklikle yeniden tespit edilmiş
bulunmaktadır.


Buna göre 01.01.2004 tarihinden itibaren resmi dairelere verilen beyannamelerde uygulanacak
damga vergisi tutarları aşağıdaki tabloda gösterilmiş bulunmaktadır.


Vergi beyannameler üzerinden alınacak damga vergisi miktarları
Vergi beyannamesi türleri
Beyanname ile ödenecek
Damga vergisi (TL)

Yıllık gelir vergisi beyannamesi............................................................15,000.000 TL
Kurumlar vergisi beyannamesi............................................................20 000.000 TL
Mubtasar beyannameler .....................................................................10.000.000 TL
Katma değer vergisi beyannamesi....................................................10.000. 000 TL
Diğerleri.................................................................................................10.000.000 TL
Belediyelere verilen beyannameler ......................................................8.000.000 TL
Sosyal Sigortalar Kurumu'na verilen sigorta prim bildirgesi..............8.000,000 TL
Gümrük idarelerine verilen beyannameler ........................................20.000.000 TT

Anılan vasal düzenleme ile vergi beyannamelerin verilme ve vergilerin ödeme süreleri
aşağıda şekilde değişikliğe uğramıştır.


Vergi Beyannamesinin türü Verginin Beyan süresi Verginin Ödeme süresi
Katma değer vergisi izleyen ayın 20. günü Beyanda bulunan ayın
Beyannames akşamına kadar 26. günü akşamına
Kadar

Muhtasar beyanname Kesintileri İzleyen Beyanda bulunulan
ayın 20. günü ayın 26. günü
akşamına kadar akşamına kadar

Kurumlar vergisi Kesintileri izleyen Beyanda bulunulan
md-24*egöre yapılan ayın 20. günü ayın 20. günü
kesintiler akşamına kadar aksannna kadar

Muhtasar beyanname Ocak, nisan, temmuz Beyanda bulunulan
(üç ayda bir verenler için) ve ekim aylarının aym 26. günü
20. güni akşamına kadar aksamına kadar

İstihkaktan kesinti Ertesi ayın 20.günü Beyanda bulunulan
sureliyle alınan damga akşamına kadar ayın 20.günü
vergisi beyanı akşamına kadar

Yıllık gelir vergisi Şubat ayının 15. günü Birinci taksit şubat ayı
Beyannamesi. (Basit aksanıma kadar sonuna kadar, ikinci
usulde ticari kazanç taksit haziran ayı
beyanı) sonuna kadar


10

Yıllık gelir vergisi Mart ayının 15. günü Birinci taksit Mart ayı
beyannamesi (Basit akşamına kadar sonuna kadar: İkinci
usul dışında kalanlar için) taksit temmuz ayı
sonuna kadar

Kurumlar vergisi Nisan ayının 15. günü Tamamı nisan ayı
Beyannamesi akşamına kadar sonuna kadar



Geçici vergi beyannamesi Geçici vergi dönemini Geçici vergi dönemini
izleyen 2. ayın 10. günü izleyen ayın 17. günü
akşamına kadar akşamına kadar

Yararlı olması dileğiyle,

Mustafa Dönmez
Gediz Ticaret ve Sanayi Odası
Yönetim Kurulu Başkanı