VERGi BARIŞ YASASI, VERGİ USUL YASASINA MUHALEFETTEN
HÜRRİYETİ BAĞLAYICI CEZALAR AÇISINDAN GETİRDİKLERİ


28.2.2003 tarihinde yürürlüğe giren Vergi Barış Yasasının getirdiği önlemi düzenlemelerden
biri de,213 Sayılı Vergi Usul Yasasının 359.cu maddesinde yer alan vergi kaçakçılığı suçuna
dayalı hapis ve ağır hapis cezalarına etkileridir.

Öncelikle 4811 sayılı yasada bu konuda yer alan madde metnine aynen yer vermek istiyorum.

"...MADDE 14.- 1.Vergi Usul Kanunun 359 uncu maddesinde sayılan fiillerin
31.08.2002 tarihinden önce işleyenler hakkında Cumhuriyet savcılıklarına suç duyurusunda
bulunulmaz,soruşturma aşmasından olanlar için takibat yapılmaz,açılmış bulunan kamu
davaları ortadan kaldırılır ve kesinleşmiş mahkumiyet kararları infaz edilmez.

2. Anılan kanun 359 uncu maddesinin (b) fıkrasının (1) numaralı bendindeki "Defter,kayıt
ve belgeleri yok edenler veya defter saifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar
veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısemen sahte
olarak düzenleyenler",(2) numaralı bendindeki "belgeleri sahte olarak basanlar"hakkında (1)
numaralı fıkra hükümleri uygulanamaz ve bahsi geçenler bu Kanunun 7,8 ve 9 uncu madde
hükümlerinden yararlanmaz.

3. işlenen kaçakcılık suçlarından dolayı vergi ziyaına sebebiyet verildiği hallerde,(1)
numaralı fıkra hükümlerinden yararlanılabilmesi için, salınan vergi ve kesilen cezalar ile
gecikme faizi ve zamlarının ,bu Kanun yürürlüğünden önce yada bu Kanun hükümlerinden
yararlanılmak suretiyle öngörülen süre ve tutarda tamamen ödenmiş olması ve bunlara karşı
idari yargı yerlerinde dava açılmaması veya açılan davalardan vazgeçilmesi şarttır...."

madde hükümünden görüleceği üzere;

a)Vergi Barış Yasası'nın 14'üncü maddesi ile ,213 sayılı Vergi Usul yasası'nın 359'uncu
maddesinde vergi kaçakçılığı suçunun maddi unsuru olarak sayılan anılan fiilleri ,
31.08.2002 tarihinden önce işleyenler vergi mükellefleri yönüyle Cumhuriyet savcılıklarına
suçduyurusunda bulunulamayacağı,verilen mütalaaya dayalı olarak Cumhuriyet baş
Savcılığında soruşturma aşamasında olanlar yönüyle takibat açılamayacağı, açılmış bulunan
kamu davaları ortadan kaldırılacağı ve kesinleşmiş olan mahkumiyet kararının infaz
edilmeyeceği hükmün altınna alınmıştır.

b) Ancak bu genel hükmün bir istisnası olup,anılan yasanın"...Defter,kayıt ve belgeleri
yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine yerine başka yaprakları koyanlar veya hiç
yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak
düzenleyenler veyahut da belgeleri sahte olarak basanlar yukarıda belirtilen aftan
yararlanamayacaklardır..."hükmüne göre vergi kaçakcılığı ve vergi ceza hukukuna
muhalefet yönüyle vergi kaçakcılığı fiilleri yukarıdaki şekilde olanlar hakkında cezadan
kurtulmak yani af söz konusu değildir.

213 Sayılı Vergi Usul Yasasının 359. maddesi kapsamında olan kaçakcılık suçlarına ilişkin
olarak uygulanması öngörülen hapis cezaları;fiillerin niteliklerine göre hapis veya ağır hapis
cezaları şeklinde düzenlenmiştir.

Vergi Barışı Yasası'nın 14.maddesi hükmü gereği olarak Vergi Usul Yasası'nın
259.maddesinin (b) fıkrasında sayılan;Belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kımen
sahte olarak düzenlemek;Belgeleri sahte olarak basmak,fiilleri,ağır hapis cezası
uygulanacak suçlardandır.Vergi Barış Yasası'nın 14.maddesi gereği bu fiilleri işleyenler
"af" uygulamasının kapsamı dışında bırakılmışlardır.Ayrıca bu fiilleri işleyenler matrah/vergi
artırımı hükümlerinden yararlandırılmayacağına amirdir.

c)Vergi kaçakçılığı ve vergi ceza hukukunda muhafelet yönüyle vergi kaçakçılığı fiilleri
yukarıdaki şekilde olanlar hakkında hapis cezasından veya takibattan kurtulmak yani af
koşula bağlıdır.

Aftan yararlanamamanın koşulu Vergi Usul Yasası'nın 359.maddesi kapsamına vergi
kaçakçılığı ve vergi ceza hukukuna muhalefet yönöyle vergi kaçakçılığı fiillerini aynı zamanda
vergi kaybına yol açmış ise,yani vergi ziyaına sebebiyet veriyor ise,

Vergi Barış Yasası'nın 14'üncü maddesi ile sağlanan kolaylıktan,hürriyeti bağlayıcı ceza
etkileri açısından diğer bir anlatımla aftan yararlanılabilmsi için,

Mükellefe vergi tarh hükümleri kapsamında tarh olunan vergi ve kesilen cezalar ile
ödenmesi gereken gecikme faizi ve zamlarının Vergi Barışı Yasası'nın bu konudaki kolaylık
düzenlemelerinden istifade ederek anılan yasada öngörülen taksit süre içinde ve taksitlerle
tamamen ödenmiş olması,

Savcılıkla ile ilgili vergi ceza uygulamasına konu o1muş tarh dönemi ile ilgili vergi ceza
hukukuna muhalefet yönüyle vergi kaçakçılığı fiilleri aynı zamanda vergi kaybına yol açmış
ise,yani vergi ziyaına sebebiyet veriyor ise,bu tarhiyatlar ile ilgili vergi mahkemesine dava
açılmış ise açılan davalardan vazgeçilmesi,dava açma süresi geçmemiş ise dava açılmaması
ve feragat beyanında bulunulması gerekmektedir.

d) Vergi Barışı Yasası'nın 14.maddesi kapsamına giren fiillerin "af"kapsamında olabilmesi
için 31.08.2003 tarihinden önce işlenen fiiller ile ilgilidir.

Yasa hükmünüm uygulanması yönüyle,Vergi Barış Yasası'nın yürürlüğe giriş tarihi olan
27.02.2003 tarihi itibariyle haklarında Cumhuriyet savcılıklarına suç duyurusunda
bulunulmamış olanlar için suç duyursunda bulunulmayacağı,daha önce Cumhuriyet
savcılılara mütalaya dayalı sunulmuş olan ve soruşturma aşamasında bulunan mükellefler
yönüyle Cumhuriyet Savcılılara takibat yapılamayacağı,Cumhuriyet Savcılığınca
tarafından ceza mahkemelerinde kamu davası açılmış olanlar içinde bu davalar görülmeyeceği
4811 sayılı yasa gereği davaların düşürüleceğine amirdir.

Açılan davalarla ilgili olarak verilmiş bulunana mahkümiyet kararları ise yasal düzenlemeleri
gereği infaz edilmeyeceğine amirdir.


Bu tür mükelleflerin,vergi ceza hukuku açısından dosyayı hangi adli mercide ise,öncelikle
vergi idaresinden ödeme kolaylığından yararlandığına dair beyannameleri vererek birer
tasdikli örneğini bir dilekçeye eklemek suretiyle ilgili adli makama iş1emin durdurulması
yönünden başvurması yararına olacaktır.Hüküm kesin1eşmiş ise iadei muhakeme talebi ile
mahkumiyetin kaldırılmasını talep etmesi gerekmektedir.

Bu konuda yazımız daha sonra devam edecek olup,kişisel görüşümüz olarak gerekçeleri
daha sonra arz edileceği üzere anılan yasa hükmünün Anayasa yargısı ile geniş1emesi ihtimali
söz konusudur. Bu nedenle vergi ceza hukukundan bu aşamada istifade demeyenlerin bu tür
bir genişlemede sorun yaşamama1arı açısından adli mercilik olan fiili vergi ziyaına yol açmış
ise ödenecek vergi açısından vergi barış yasasından yararlanması öneri olarak reel kesimin
bilgilerine arz olunur.

Saygılarımla,

Mustafa DÖNMEZ
Gediz Tİcaret ve Sanayi Odası
Yönetim Kurulu Başkanı