KAMBİO SENEDİNDE BİLİNMESİ GEREKENLER,
KAMBİYO SENEDİNDE ÖDEME VE KAMBİYO
SENEDİNDE ZAİİ HALİNDE HUKUKİ DURUM
TTK ya göre Kıymetli evrak olarak tanımlanan kambiyo senetlerinin işletmelerde
idare dışı
yitirilmesi hayatın olan akışına olağan durumdur.Genel olarak bu konuda sorun
çeklerde yaşanmaktadır.Çünkü ticari pyasada en çok fınansal dolaşım gösteren
ödeme
aracı olan çek tedavülü söz konusu olmaktı ve çek genelde hamilinde
düzenlenmektedir.
Çek,Türk Ticaret Kanunun 557'ncimaddesi çerçevesinde çek keşidecisi tarafından
mevsuf
ödeme aracı olarak düzenlenmiş kıymetli bir evraktır.Türk Ticaret Kanunun
557'nci
maddesindeki tanıma göre "Kıymetli evrak öyle senetlerdendir ki,bunlarda
mündemiç
olan hak, senetten ayrı olarak dermeyen edilemediği gibi, başkalarına da
devredilemez .
"Şeklindedir.
Yasa koyucunun iş bu tanımlayıcı hükmüne göre kıymetli evrakta hak kambiyo
senedine bağlı
olup, kambiyo senedi olmaksızın hakkın ilgiliye karşı ileri sürülmesi yasal
olarak
olanaksızdır.Kambiyo senedi olarak kıymetli evrak olarak çek,bono ve poliçeden
doğan hakkın
kural olarak senedin ibrazı ile istenmesi ve yerine getirilmesi gerekir.Kambiyo
senedinden
doğan senede dayalı hak devredilecekse senetteki zilyetliğin temlik
cirosu ile devri zorunludur. Kambiyo senetlerinde boliçe,bono veya çek şeklinde
borç yükümü
altında bulunan kambiyo senedi kendisine ibraz edilmeden bir şekilde ödemede
bulunması söz
konusu olursa kambiyo senedi poliçe bono veya çeki elinde bulunduran üçüncü kişi
yetkili
hamil tarafından senedin ibraz edilmesi halinde senet bedelini ikinci defa ödeme
yükümü
altındadır.Bu arada özellikle uygulamada yaygın olan çek konusunda da özel
açıklama
yapmakta yarar vardır.Tanım olarak çek kısaca "... mevsuf bir ödeme"Buradaki
mevsuf
kavramı çekin neye karşılık, ne tür bir ticaret veya hukuki ilişkiye ödeme aracı
olduğunun
çekte belli olmamasıdır.Çekin , çek özelliği taşıması için TTK göre üzerinde
bulunması
gereken mecburi unsurlar.Aşağıdaki unsurlardan herhangi biri eksik ise çek
geçersizdir.
1.Çek kelimesi,
2.Çek üzerinde muayyen bir meblağın buluması,
3.Çeki ödeyecek kimsenin adı,soyadı,
4.Çekin ödeme yeri,
5.Çekin keşide günü ve keşide yeri,
6.Çeki keşide edenin imzası,
Çekin ibraz anı ititbariyle yukarıda belirtilen unsurları taşımayan çek yaprağı
kıymetli
evrak olmaz ve kıymetli evrak hukukunda yararlanamaz.Burada bir soru karşımıza
gelebilir,
bedeli açık çek geçerlimidir.Keşide edildiği anda bedel kısmı açık olan çek
ibraz anında
bedeli doldurulmuş ise geçerlidir.Burada çeki Keşide edenin çeki boş vermesi
güven unsurunun
bir gereği kabul edilir ve başkası tarafından doldurulan bedel keşide eden
açısından hüküm
ifade eder.Bu nedenle açık çek vermede veren açısından verme anınıdaki iradesine
aykırı
bedel yazılma riski vardır.Çek keşide günü itibariyle bankaya ibrazdan ve çekin
karşılığının
olmadığına dair çek arkasına banka meşruhatı yazdırıldıktan itibaren çek
alacaklısı,altı
ay içinde,çek keşide edene ve cirantalara müracat edilebilir.Aksi halde çek
hukukuna dayalı
müracat yönüyle çek zaman aşımına uğrar.Ticaret erbabı tarafından çek alınırken
ciranta veya
borçlu tarafından verildiğinin ispat ve tevsiki yönünden ayrıca çek alım
bordrosuna bağlanma
sı yararlı olur. Burada güncel hayattan bir örnek aktarmak istiyorum. A , B'ye
borcuna karşılık
çek gönderiyor.A kötü niyetli olup B'ye kendisinin imzalamadığı ve kendi adını
yazarak bir
yakınına imzalattığı çeki gönderiyor.B çeki bankaya ibraz ediyor,karşılığı
çıkmıyor.B,A'yı
karşılıksız çek keşide etmekten şikayet ediyor. A çekteki imzanın kendin ait
olmadığını çek
yaprağını düşürdüğünü beyan ediyor.Savcılık imza incelemesi yaptırıyor ve
gerçekten çekin
A tarafndan imzalanmadığı grafolojik incelemede ortaya çıkıyor. Savcılık çeki
ibraz eden
B'yi sahte çek düzenlemek ve kullanmaktan Ağır Ceza mahkemesinde dava açıyor.
İşte bu tür
bir sorunla karşılaşmamak için çek alınırken çek alım bordrosu imzalatıp çeki
teslim
edenin imzasının alınması bu açıdan önemli ve yararlıdır.Çek geşinde gününde
ödenmez ise
Kambiyo senetlerinde poliçe,bono veya çek seklinde borç yükümü altında bulunan,
kambiyo senedi kendisine ibraz edilmeden bir sekilde ödemede bulunması söz
konusu
olursa, kambiyo senedi poliçe bono veya çeki elinde bulunduran üçüncü kisi
yetkili hamil
tarafindan senedin ibraz edilmesi halinde senet bedelini ikinci defa ödeme
yükümü
altindadir.
Bu arada özellikle ugulamada yaygın olan çek klonusundada özel açiklama yapmakta
yarar vardir.
Tanim olarak çek kisaca "...mevsuf bir ödeme aracidir...". Buradaki mevsuf
kavrami
çekin neye karsilik, ne tür bir ticari veya hukuki iliskiye ödeme araci
oldugunun çekte belli
olmamasıdır.
Çekin , çek özellği taşıması için TTK göre üzerinde bulunmasi gereken mecburi
unsurlardir.
Asagıdaki unsurlardan herhangi biri eksik ise çek geçersizdir.
1.Çek kelimesi,
2.Çek üzerinde muayyen bir meblağın bulunması,
3.Çeki ödeyecek kimsenin adı,soyadı
4.Çekin ödeme yeri,
5.Çekin keside günü ve keside yeri,
6.Çeki keside edenin imzası,
Çekin ibraz ani itibariyle , yukarida belitilen unsurlari tasimayan çek yapragi
kiymetli
evrak olmaz ve kiymetli evrak hukukundan yararlanmaz. Burada bir soru karsimiza
gelebilir, bedeli açik çek geçerlimidir.Keside edildiği anda bedel kismi açik
olan çek ibraz
bedeli doldurulmus ise geçerlidir.Burada çeki keside edenin çeki bos vermesi
güven
unsurunun bir geregi kabul edilir ve baskasi tarafindan doldurulan bedel keside
eden açida
hüküm elde eder.Bu nedenle açIk çek vermede veren açIsIndan verme anIndaki
idaresine aykIrI
bededeL yazılma riski vardır.
1.Çek kelimesi,
2.Çek üzerinde muayyen bir meblağın buluması,
3.Çeki ödeyecek kimsenin adı,soyadı,
4.Çekin ödeme yeri,
5.Çekin keşide günü ve keşide yeri,
6.Çeki keşide edenin imzası,
Çekin ibraz anı ititbariyle yukarıda belirtilen unsurları taşımayan çek yaprağı
kıymetli
evrak olmaz ve kıymetli evrak hukukunda yararlanamaz.Burada bir soru karşımıza
gelebilir,
bedeli açık çek geçerlimidir.Keşide edildiği anda bedel kısmı açık olan çek
ibraz anında
bedeli doldurulmuş ise geçerlidir.Burada çeki Keşide edenin çeki boş vermesi
güven unsurunun
bir gereği kabul edilir ve başkası tarafından doldurulan bedel keşide eden
açısından hüküm ifade eder.
Bu nedenle açık çek vermeye veren açısından verme anınıdaki iradesine aykırı
bedel yazılma riski vardır.
Çek keşide günü itibariyle bankaya ibrazdan ve çekin karşılığının olmadığına
dair çek
arkasına banka meşruhatı yazdırıldıktan itibaren çek alacaklısı,altı ay
içinde,çek keşide edene ve cirantalara müracat edilebilir.
Aksi halde çek hukukuna dayalı müracat yönüyle çek zaman aşımına uğrar.
Ticaret erbabı tarafından çek alınırken ciranta veya borçlu tarafından
verildiğinin ispat ve tevsiki yönünden ayrıca
çek alım bordrosuna bağlanması yararlı olur. Burada güncel hayattan bir örnek
aktarmak istiyorum. A , B'ye borcuna karşılık
çek gönderiyor.A kötü niyetli olup B'ye kendisinin imzalamadığı ve kendi adını
yazarak bir yakınına imzalattığı çeki gönderiyor.
B çeki bankaya ibraz ediyor,karşılığı çıkmıyor.B,A'yı karşılıksız çek keşide
etmekten şikayet ediyor. A çekteki imzanın kendin
ait olmadığını çek yaprağını düşürdüğünü beyan ediyor.Savcılık imza incelemesi
yaptırıyor ve gerçekten çekin A tarafndan
imzalanmadığı grafolojik incelemede ortaya çıkıyor. Savcılık çeki ibraz eden
B'yi sahte çek düzenlemek ve kullanmaktan Ağır
Ceza mahkemesinde dava açıyor. İşte bu tür bir sorunla karşılaşmamak için çek
alınırken çek alım bordrosu imzalatıp çeki
teslim edenin imzasının alınması bu açıdan önemli ve yararlıdır.Çek geşinde
gününde ödenmez ise taraflar arasında faiz anlaşması
yıllık %70 i ticari faizden daha fazla bir faiz talebi söz konusu olacak ise
ayrı bir kağıt üzerine yazılı akdi faiz anlaşması yapılmalıdır.
"...mesela,çek keşinde günümüzde ödenmez ise ve temarrut halinde uygulanacak
akti faiz aylık/yıllık...............................%............dur.
Çek kambiyo senedi olması nedeniyle cirosu kabil bir kıymetli evraktır.Ciro üç
amaçlı olabilir. Ya tahsil cirosu yada tehmil cirosu Çek metninde olmayan
hususlar yönüyle çekte de diğer kıymetli evraklar gibi
"... illetten mücerritlik ilkesi geçerlidir..." Örnek verirsek A,B ye çek
vermiştir.B'de
çeki C'ye ciro etmiştir.A çeki geri almadan çek bedelini B ye ödese ve elinden
yazılı belge
bile alsa C nin A dan çek bedelini isteme hakkı vardır.C açısından Aile B nin
özel
durumları hiç önem ifade etmez.Çek ün yüzünde üzerinde bir silinti veya eklenti
söz
konusu olur.ise,çeki keşide eden tarafından bu silinti veya eklentinin veya
düzeltmenin
mutlaka imzalanması gereklidir.Aksi halde çek vasfını yitirir ve geçersiz olur.
Ciro aşamasında da çekin arkasında aynı durum olur ise aynı cirantaya aynı
şekilde
düzeltme veya eklenti imzalatılmalıdır.Ciro sırasında ciro edenin
adı,soyadı,adresi ve baba
adı ve adresinin nın yazdırılması,ciranta üzerinde takip kolaylığı sağlar.Çekin
keşide yeri
ile ödeme yerinin göstergesi olan çekin verildiği banka şubesi aynı il veya ilçe
hudutları
içinde ise çekin müracaat süresi 10 gündür.Çekin keşide yeri ile ödeme yeri
farklı ise
müracaat süresi 30 gündür.Süresinde ibraza sunulmayan çek vasfını yitirir.Alacak
ispatı
yönüyle sadece yazılı delil başlangıcı olur.
Çek karşılıksız çıkar ise 11.maddedeki şekilde ibraza sunulmak kaydı ile,ibraza
sunan
son çek sahibi açısından,bir yıl cezalandırılması talep ve dileği ile 3167
sayılı yasaya göre
dolandırılıcılığın özel şekli olan karşılıksız çek keşide etmekten çeki keşide
edeni Savcılığa
şikayet hakkı doğar.Bir muameleye dayalı birden çok çekten şikayet hakkı
kullanıldığında
karşılıksız çek keşide eden açısından tek bir suçlu oluşur.Şikayet sürelidir ve
çekin arkasının
yazıldığı günden itibaren altı ay içinde şikayet hakkı kullanılabilir.Şikayet
hakkını sadece
çeki bankaya ibraz eden tarafından kullnılabilir.Hukuki açıdan icra veya davaya
dayalı
Çek ihtilaflarında çekin keşide yeri veya davalının ikametkahı mahkemesi veya
veya icra dairesi
yetkili ve görevli mahkeme ve icra dairesidir.Bu nedenle Keşide yeri tesbiti
tacir açısından
çok önemlidir.Yukarıdaki açıklamalar büyük çoğunlukla bono açısından da
benzerlik göstermektedir.
Bono ile çek arasındaki en önemli fark bononun mevsuf bir borç havalesi
olmasıdır.Bu nedenle
salt bononun ödenmesi cezai yaptırıma konu olmamaktadır.Kambiyo senedine dayalı
olarak borç
yükümü altında olan ve ödeme yapanın kambiyo senedini teslim almadan adi bir
kağıt ile borcu ödese
bu belgede açıkça ilgili kambiyo senedine dayalı olarak ödeme yaptığı ödemenin
ispat vesikası olan
adi kağıt metninde açıkça anlaşılamıyorsa,alacaklı adi kağıtta yazılı ödeme
belgesinin kambiyo
senet bedeline dayalı olmadığı definde bulunur ise, borçlu alacaklıya senet
alacaklının elinde
bulunuduğunda hak senetten ayrı olarak dermeyen edilemez kuralı gereği tekrar
ödeme
yükümü altında kalır. TTK. göre kıymetli evrakın özelliği ve niteliği gereği
kıymetli
evraktan doğan hak ancak senetle birlikte. yani senet ibrazı ile birlikte
istenebilir. Kıymetli
evrakın niteliği gereği kıymetli evraktaki hak senetle birlikte el değiştirmesi
söz konusudur.
Senetten ayrı olarak senetten doğan hakkın başkasına devri mümkün
değildir.Kıymetli
evrakın diğer bir özelliği de senetteki hakkın mücerret bir hak olması yani bu
hakkın.
oluşmasına neden olduğu asıl borç ilişkisinden bağımsız olmasıdır.Senetten
dolayı borçlu
olan kişi senedin el değiştirmesi nedeni ile elinde bulunduran kişiye karşı
temel borç'
ilişkisinin bozukluğunu ilke olarak ileri süremez. Kıymetli evrak ibraz yükümü
altına olan
kambiyo senedidir, senet olmadan borçlunun senetten doğan hakkı yerine getirmesi
istenemez.Bu genel kuralın istisnasi elindeki senedin zayii eden alacaklı yasal
koşullara
uygun biçimde Yetkili Ticaret mahkemesinden alacağı ziyai ve iptal kararı ile
talep hakkını
kullanma ve Mahkeme ilanı ile talep hakkını yeniden elde etme halidir. Ana
hatları ile
özetlemek gerekirse kıymetli evraktan doğan hak ancak senetle birlikte . sende
dayalı
olarak talep edilmesi mümkün olan ve devredilebilen ve senedin ibrazı ile
ödenmesi
mümükn olan bir haktır.Yukarıda da değinildiği üzere kıymetli evrak irade dışı
herhangi
nedenle kambiyo senedini elinde bulunuduranın elinden çıkmış olabilir,senedi
elinde
bulunduran senedi çaldırabilir,senet kaybolabilir veya yangın su basması ve
tabii afete
dayalı olarak senet yitirilebilir.Kambiyo senedinin irade dışı gaybubetinde asıl
olan
senedin sahibinin iradesi dışında ve istemeden elden çıkması durumudur.Kambiyo
senedi
hamil tarafından kendi iradesi ve isteği ile başkasına verilmesi söz konusu ise,
kambiyo senedin zayiinden bahsedilemez.
Örneğin.senet ; hamilinin elinde bulunmakla birlikte tedavülü mümkün olmayacak
biçimde
yıpranmış yine senet zayiinden bahsetmak mümkün değildir,senet hamili masrafları
peşin
olarak kendisi tarafından karşılanmak üzere elindeki senedin yerine yıpranan
senedi ibrazla
bunun yerine yeni senet verilmesini isteyebilir,.borçlu tarafınıdan yıpranan
kambiyo senedi
yerine yenisini verilmezse, bu edimin yerine getirilmesinin dava ile talep
edilmesi
mümkündür. Senedi elinde bulunduran hamil kıymetli evrakı irade dışı zayii
olması veya
kaybolması halinde ile yapacaktır. senetten dogan hakkına nasıl kavuşacaktır.
Yukarıda da ayrıntılı arz edildiği üzere kıymetli evraktan doğan hak senetle
birilikte tedavül ettiğinden
senet borçlusu kural olarak senedi eline geçiren kişiye yaptığı ödeme ile
borcundan
kurtulması söz konusudur. Öncelikle Ticaret mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk
mahkemesinden, talep edilerek irade dışı gaybubet ile yitirilen kambiyo senedine
dayalı ödeme üzerine tedbir talep etmeli ve kambiyo senedi ile ilgili iptal
kararına kadar,
Yetkili Ticaret Mahkemesinden senet hakkında ödemenin men edilmesini
sağlamalıdır.
Amaç kıymetli evrakın sonucu bunu ele geçiren ve hamil durumuna gelen kişilere
yapılacak ödeme önlenmesidir. Men kararını ancak senedi rızası olmaksızın
elinden
çıkan ve senedi elinde bulunduran en son hamil tarafından istenebilmesi hukuken
mümkündür,hamil olmayan kişi bu konuda talepte bulunma imkanı yoktur.TTK'nin
711/son maddesine göre, keşideci çekin kendisinin veya üçüncü bir kimsenin
elinden rızası
olmaksızın çıkmış olması halinde muhatabı çek bedelini ödemekten men edebilir.
Çekini
kaybeden keşideci bankaya talimat vererek bankanın çekin ibrazı halinde çekin
ödenmemesini sağlayacaktır. Bu talimatın yazılı olarak verilmesi daha uygun olur
, çünkü
ileride böyle bir talimatın verilip verilmediği konusunda niza çıktığında yazılı
talimat delil
olarak elde bulundurulacaktır. Muhatabın yani bankanın keşideci tarafından
ödenmeden
men edilmesi bazen kötü niyetli keşideciler tarafından başka amaçla
kullanılmaktadır.
Çek rızası hilafına elden çıkmadığı halde çalınmış veya kaybolmuş gibi davranıp
muhatap
bankaya ödenmeden men talimatı vermektedir,bunun ödenmesi için başvurulacak
yollardan birisi keşidecinin böyle bir başvurusu halinde çek bedelinin
keşidecinin
hesabından bloke edilmesidir, böylelikle ileride üçüncü kişilerin zarara
uğramaları
önlenmiş olacaktır. Muhatap, kendisine keşideci tarafından ödenmeden men
talimatı
verildiğinde banka bu talimata uymak zorundadır.Hatta böyle bir çek teyid
edilmiş olsa
bile banka yine keşidecinin talimatına uymak zorundadır,aksi halde ödenmeden
dolayı
hanka keşideciye karşı sorumlu olacaktır. TTK' nun 724'üncü maddesinde de sahte
veya
tahrif edilmiş bin çekin ödenmesi halinde doğan zarardan muhatabınn (bankanın)
sorumlu
olacağı belirtilmiştir. Keşideci tarafından ödenmesi men edilen çeki elinde
bulunduran yani
alacaklı olduğunu söyleyen kişinin bankaya başvurusu halinde bankalar bu çek
hakkında
genellikle hiçbir işlem yapmamaktadırlar, oysa çekin bankaya ibrazının ve hangi
nedenle
bedelinin ödenmediğinin çekin arkasına yazılması gerekir, böylelikle çekin
süresinde ibraz
edilip edilmediği, ibraz tarihinde karşılığın bulunup bulunmadığının tespit
mümkün
olacaktır.Keşideci tarafından verilen ödememe talimatı nedeniyle çek bedelini
tahsil
edemeyen hamil mahkemeye başvurarak bu çekle ilgili olarak ihtiyatı haciz kararı
alıp
uygulatabilir, bedelinin ödenmemesinden dolayı icra takibine geçebilir çünkü
borçlu
keşidecinin tek taraflı iradesi ile elde ettiği ödemeden men durumu hamilin
çektendoğa
yasal haklarını kullanmasına engel değildir.Buraya kadar anlatılanlardan da
anlaşılacağı
gibi çekin rızası hilafına elden çıkması halinde hamilin ve çek keşidecisinin
başvuracağı
yasal yollar ayrıdır,bu nedenle çek keşidecisi TTY nın 711 son maddesine göre
bankayı
ödemeden men edebileceğinden zayii nedeniyle iptal talebinde bulunamaz.Elindeki
kıymetli evrakı rızası olmaksızın kaybeden hamil yetkili mahkemeye başvurarak
zayii
nedeni, ile iptal isteminde bulunacaktır.Bu davaların hamile ve nama yazılı
senetlerde senet
borçlusunun ikametgahının bulunduğu yer mahkemesinde emre yazılı senetlerde ise
senedin ödeme yeri mahkemesinde açılması gerekir,çeklerde zayii nedeni le iptal
davasının ödemeyi yapma yükümü altındaki muhatap bankanın bulunduğu yer
mahkemesinde,Hazine bonosunun kaybı halinde ise hazine her ilçede temsil
edildiğinden
her il veya ilçede açılabilecektir.Ödemeden men kararı çekten muhatap
bankaya,bonolarda
bono keşidecisine gönderilecektir.Burada bir konuyu açıklamakla yarar
vardır,zayii nedeni
ile iptal davasının açılabilmesi kıymetli evrakın yeni çek,bono,hazine
bonosu,hisse senedi
vs.kime olduğunun bilinmemesi halinde mümkündür.Elden istek olmaksızın çıkan
kıymetli evrakın kime olduğu biliniyorsa burada zayii nedeni ile iptal davası
değil istirdat
davası açılarak geri istenmesi sağlanacaktır,diğer bir konuda zayi nedeni de
iptal
davasına konu olan kıymetli evrakın yasal unsurlarının tam olmasıdır.Çeklerde
düzenleme
yeri yoksa,bedel yoksa veya bonoda düzenleme tarihi yoksa,kısaca kambiyo
senedinin
kanuni unsurları eksikse,bueksikliği nedeniyle senet kambiyo senedi niteliği
taşımadığından irade dışı zayii nedeni ile iptal davasına konu olamaz.TTK nun
579'uncu
maddesine göre hisse senedi ile ilgili ile ilgili münferit kuponların
kaybedilmesi halinde
hak sahibinin talebi üzerine mahkeme bedelin vadesinde ve eğer vade dolmuşsa
derhal
mahkemeye yatırılmasınakarar verir.3 yıl içerisinde hiçbir hak sahibi müracaat
etmez ve
vade sonunun başladığı tarihten itibaran üç yıl geçmiş olursa mahkeme kararı ile
bedel
konu kaybettiğini iddia eden kişiye verilir.TTK' nun 580' inci maddesine göre de
banknotlar hakkında zayii kararı verilemeyeceği gibi büyük miktarda çıkarılıp
görüldüğünde
ödenmesi gereken ve para yerine ödeme vasıtası olarak kullanılan ve belli bedeli
taşıyan
hamile yazılı senetlerin de iptaline karar verilemez.Devlet tahvilleri bunun
dışındadır.
Mahkeme zayi iddiasını, kuvvetle muhtemel gördüğü takdirde ilan yaptılmasına
karar verir.
TTK.'nun 575'inci maddesine göre yapılacak bu ilanla senedi elinde bulunduran
kişinin
belirli bir süre içerisinde senedi ibraz etmesi ibraz etmediği takdirde iptaline
karar
verileceği ihtar edilir. Sürenin en az altı ay olması gerekir. altı aylık süre
ilk ilan günündeki
başlar.Bu ilanın TTK'nun 576'ıncı maddesine göre üç defa yapıl ması gerekir.
İlan
TTK'nun 37'nci maddesine göre ticaret sicil gazetesinde ilan edilmesi gerekmekte
olup
mahkeme lüzum görürse ayrıca başka biçimlerde de ilan yapılabilir.İlan üzerine
davet
süresi içinde senet ibraz edilmediği takdirde mahkeme TTY'nın 578/1 inci
maddesine göre
senedin iptaline karar verir ;bu karar yine ilan edilir. Senedin zayi ile ilgili
kabul kararının
temyizi söz konusu olmayıp, ret kararı verildiği takdirde temyiz olunabilir.
ilan süresi içerisinde iptali istenen senedi elinde bulunduran kişi mahkemeye
başvurarak
ibraz ederse TTK'nun 577 inci maddesine göre, zayi nedeni ile iptal isteminde
bulunan
kişiye istirdat davası açmak üzere süre verir,bu süre içerisinde dava açılmazsa
ödeme
yasağını kaldırır ve senet bulunmuş olduğundan konusuz kalan davanın esası
hakkında
karar verilmesine yer olmadığını belirtip davayı bitirir. İstirdat (geri alma)
davası açıldığı
taktirde kıymetli evrakın isteği dışında elinden çıktığını iddia eden kişi bu
iddiasını ispat
edecek olup, ispat edebildiği takdirde kıymetli evrakı elinde bulunduran kişiden
geri alacak,
ispat edemediği takdirde bu kişi kıymetli evraktan dolayı kimseden bir hak
talebinde
bulunmayacaktır. Yukarıda da açıklandığı gibi ilan süresi içerisinde başvuru
olmadığı
takdirde mahkemece kıymetli evrak iptal edilecektir.
İptalin hukuki sonuçları nelerdir, bu konuda da açıklamaya yer verirsek ;
TTK'nın 578'inci maddesine göre iptal kararı üzerine senedi kaybeden kişi
masrafı
kendisine ait olmak üzere yeni bir senet düzenlenmesini borçludan isteyebileceği
gibi,
vadesi gelmiş ise borcun ifasını da isteyebilir.Mahkemenin bu iptal kararı ile
alan kişinin
Hak Sahipliği kabul edilmiş sayılır,bunun sonucu olarak da artık iptal davasına
konu olan
senedin hak sahipliği kabul edilmiş sayılır,bunun sonucu olarak da artık iptal
davasına
konu olan senedin hak sahipliğini tespit fonksiyonu ortadan kalkar.TTK'nın 564.
maddesine göre hakkın senetsiz olarak talep hakkı doğar,senet borçlusu,senedi
iptal ettiren
kişiyi meşru hak sahibi kabul ederek bu kişiye ödemede bulunduğu takdirde
borçludan
kurtulmuş olur.Bunun için ödeme yapan borçlunun iyi niyetli olması gerekir,zayi
kararı
alan kişiye,bu kişinin hak sahibi olmadığını bilerek ödeme yapan kişinin asıl
hak sahibine
karşı sorumluluğu devem eder.Kasıtlı veya ağır kusurlu davranışı ile ödemede
bulunan
borçlunun asıl alacaklıya karşı borcu sona ermeyecektir.
Zayii nedeni ile iptal davaları hasımsız olarak açılan davalar,aksi halde hasım
gösterilen
kişi yönünden,iptal kararı kesin hüküm oluşturacağından bu kişinin hem zayi
kararı alan hem de asıl hak sahibine karşı sorumluluğu söz konusu olabilecektir.
Bu nedenle bu tür davaların hasımsız atılması gerekir.Bunun sunucu olarak senet
borçlusu,
senet iptal edilmemiş olsa idi hangi def'ileri ileri sürebilecek idi ise,aynı
def'ileri yine zayi
kararı olan kişiye karşı ileri sürebilecektir,borçlu bu arada borcu da kabul
etmeyebilir.Bu
durumda iptal kararı alan kişinin borçlu olduğunu idda ettiği kişiye karşı dava
açması
gerekecektir.İptal kararını alan kişi kaarın kesinleşmesinden sonra borçluya
müracaat
etmeden önce zayi olduğunu söylenen senedi elinde bulundurn kişi borçluya
başvurursa
borçlunu ne zayi kararı alan kişiye ne de senedi elinde bulunduran kişiye ödeme
yapmadan mahkemenin belirleyeceği tevdi mahalline ödemede bulunması
gerekir.Zayiine
karar verilen senedi elinde bulunduran kişi,bu kararın iptali için dava
açbilecektir.Ancak
iptal kararının iptali davası kararın usulüne uygun verilmemiş olması halinde
mümkündür,
örneğin ilk ilandan itibaren altı aylık süre dolmadan kara verilmişse bunun
iptali
istenebilir.Zayiine karar verilen senet iyi niyetli hamilin elinde ise de zayii
kararına
dayanılarak iptal davası açan kişiye borçlu ödemede bulunmuş ise iyi niyetli
hamil iptal
kararı alan kişiye dava açarak talepte bulunacaktır.
Mustafa DÖNMEZ
Gediz Ticaret ve Sanyi Odası
Yönetim Kurulu Başkanı