1.11.2008  TARİHİNDEN GEÇERLİ OLARAK YÜRÜRLÜĞE KONAN KİRA ÖDEMELERİNİN TEVSİKİ İLE İLGİLİ  VERGİSEL BOYUT HAKKINDA BİLİNMESİ GEREKENLER

 

 

GENEL BİLGİ

 

 29.07.2008 tarih ve 26951 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 268 Nolu

Gelir  vergisi Genel tebliği ile Maliye bakanlığı toplumun her kesimini ilgilendiren  konut ve işyeri  kiraları ile ilgili olarak   kira ödemelerinin  yatırılış şekli ve tevsiki ve belgeye bağlanması noktasında önemli ve köklü düzenlemeler yapmıştır.

 

Bu düzenlemeler, köylüsünden esnafına , memurundan işçisine toplumun her kesimini ilgilendirmekte ve tebliğe aykırılık aşağıda izah edileceği üzere  idari mahiyette para cezası şeklinde cezai yaptırımlar da içermektedir.

 

Bu nedenle bu konuda işlem tarafı olan kesimlerin özellikle vergi mükellefi olan esnafın, tacirin ve sanayicinin üzerine gelen yükümlülükler noktasında bilgi sahibi olması önemlidir.

                                                                                    

Anayasa 73   ve   VUK nun 8.ci maddesine göre  vergilendirme işlemlerinde ve kurallar koymada ve düzenlemeler yapmada  her ne kadar kanunilik ilkesi hakim ise de ,   tebliğ ile yükümlülük ihdasının  hukukun genel prensipleri ile çatıştığı düşünülse de , Maliye Bakanlığı   VUK nu  hükümleri ile  aldığı yetki maddesi ile bu noktada düzenlemeler yapmakta ve bu düzenlemeler de   yargı denetiminde  yetki maddesine dayanan bu düzenlemeleri hukuka uygun görülmektedir.

 

İşte kira ödemeleri ile ilgili olarak ta Maliye  Bakanlığı ,  213 sayılı   VUK’un mükerrer 257. maddesinin 2. Bendindeki    “mükelleflere muameleleri ile ilgili tahsilat ve ödemelerini banka, benzeri finans kurumları veya posta idarelerince düzenlenen belgelerle tevsik etmeleri zorunluluğunu getirmeye ve bu zorunluluğun kapsamını ve uygulamaya ilişkin usul ve esaslarını belirleme  yetkisini Maliye Bakanlığı’na vermiştir….” Hükmüne dayanarak bu noktada köklü düzenlemeler yapmıştır.

 

 

 

 

Yukarıda da değinildiği üzere bu noktadaki tebliğ açıklamaları  29.07.2008 tarih ve 26951 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 268 Nolu Gelir  vergisi  Genel tebliği ile yapılmış ve 1.11.2008 tarihinden geçerli olmak üzere de yürürlüğe konmuştur.

 

Kira sözleşmesi  belediye sınırları içinde olmasına veya dışında olmasına ve konut, işyeri arazı ve demirbaş ve araç kiralama işlemleri olmasına göre  kira ilişkisi borçlar hukukunun özel borç ilişkileri içinde konusunu bulan  ve kira  sözleşme,  ödeme ve tahsilâtların belgelendirilmesi esas itibarıyla özel hukuk alanını ilgilendiren bir hukuksal  konudur.

 

Burada genel özel hüküm ilişkisinde özel hükme itibar edileceği önemli bir konudur. Kira ödemelerinin tevsikinde ispat yükümü kiracıdadır. Vergisel noktada ise vergi mükellefidir.  Bu nedenle kiracıların kira ödemelerini belgelemeleri kendileri açısından önemlidir.   

 

Özel hukuk alanındaki sözleşme serbestisi ilkesi  özel hukuk açısından  varlığını korumakla beraber vergi hukuku açısından  Maliye Bakanlığı yukarıda yer verilen aldığı yetkiye dayanarak  kira ilişkisinin taraflarına bazı kurallar ve yükümlülükler getirilmiştir.

 

Maliye Bakanlığı  yukarıda belirtilen aldığı  yetki ile  268 No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği’ni yayımlamak ve  01.11.2008 tarihinden geçerli olmak üzere işyeri ve konut kiralama işlemlerine ilişkin  gayrimenkul  kirası  olarak yapılacak tahsilat ve ödemelerin banka veya posta idarelerince düzenlenen belgelerle tevsikine ilişkin  yasal  yükümlülük ve zorunluluk getirmiştir. 

 

Maliye Bakanlığının  banka veya posta idarelerince düzenlenen belgelerle getirdiği tevsik zorunluluğu tüm kira ilişkilerine değil, sadece konut ve işyeri kiralarına ilişkindir.    

 

Bu nedenle mesken ve işyeri şeklindeki  kira türleri ile ilgili  özellik arz eden ayrıntı açıklamalara yer vermek istiyoruz.

 

 

 

 

 

KONUT KİRALARI İLE İLGİLİ OLARAK GETİRİLEN DÜZENLEMELER

1.11.2008  tarihinden geçerli olmak üzere    yürürlüğe konan 268 seri nolu genel tebliğine göre  “… Tevsik Zorunluluğunun Kapsamı , Bakanlığımıza verilen yetkiye istinaden, Konutlarda, her bir konut için aylık 500 YTL ve üzerinde kira geliri elde edenlerin,… kiraya ilişkin tahsilat ve ödemelerinin 1/11/2008 tarihinden itibaren banka veya Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen belgelerle tevsik edilmesi zorunluluğu getirilmiştir….”   şeklinde ifade edilmiştir. 

Konut tanımından genel anlamda ne anlaşılması gerektiğini arz edersek bir veya daha çok insanın ikamet ettiği yer, ev, mesken ve ikametgah” olarak  tanımlanabilir.  Buna göre   konutlarda  banka veya PTT aracılığı ile   ödeme tevsik zorunluluğu her bir konut için aylık kira bedeli 500,00 YTL ve üzerindeki kira gelirini kapsayacaktır.  Yani 500.- YTL altındaki konut kira ödemelerinin bankadan veya PTT den yapılmasına ilişkin yasal zorunluluk söz konusu olmamıştır. 

Diğer bir anlatımla  konut kiralarında aylık kira bedelinin 500,00 YTL ve üzerinde olması halinde  bankadan veya PTT den ödenmesi zorunluluğu söz konusu olacaktır. Aylık konut kira bedelinin 500,00 YTL’nin altında olması halinde kira, elden veya diğer şekillerde ödenebilecektir.

 

Bir kişinin  birden fazla konuttan kira geliri elde etmesi söz konusu olduğunda , 268 sayılı GV Genel tebliği ile getirilen bu yasal  zorunluluk kapsamında ,   banka veya PTT den  kira ödemesinin belirlenmesinde  ise   birden fazla binası olan mal sahibinin her bir kiralama ilişkisi ayrı ayrı  kendi kulvarında değerlendirilecektir.

 

Örneğin    bir kişinin,  iki tane  kiraya verdiği konut taşınmazı olsun,   bu kişi konut taşınmazı olan  kiradaki mülkünün  birinden aylık 450,00 YTL, diğerinden aylık 900,00 YTL olmak üzere iki ayrı konut kira geliri  olduğunu varsayalım.   Bu halde iki konusu olan mal sahibi açsından zorunluluk   sadece  900,00 YTL’lik kira ilişkisi için söz konusu olacaktır.  450.- YTL kira için banka veya PTT den tevsik zorunluluğu olmayacaktır.

 

Yine anılan tebliğe göre   aylık  bir konuttan alınan kira bedeli 500,00 YTL’nin altında olmakla beraber  geçmiş aylara ve yıllara ait gecikmiş kira bedellerinin bu tutarı geçmesi halinde banka ve postaneden geçirme zorunluluğu söz konusu olmayacaktır.  Yasa koyucunun ödemelerde esas olarak ortaya koyduğu kıstas   bir aylık kira bedelidir.

 

 

İŞYERİ   KİRALARI İLE İLGİLİ OLARAK GETİRİLEN DÜZENLEMELER

 

268 Seri  Nolu Gelir vergisi Genel tebliği ile “…. Tevsik Zorunluluğunun Kapsamı  Bakanlığımıza verilen yetkiye istinaden,… İşyerlerinde, işyerini kiraya verenler ile kiracıların  kiraya ilişkin tahsilat ve ödemelerinin 1/11/2008 tarihinden itibaren banka veya Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen belgelerle tevsik edilmesi zorunluluğu getirilmiştir….” Şeklinde düzenlenmiştir. İşyeri tanımından ne anlaşılması gerektiği de genel olarak ticari mesleki veya zirai bir faaliyetin icrası için  bir görevin yapıldığı yer olarak tanımlanabilir.

 

Tebliğ hükmünden de görüleceği üzere  işyeri kiralarında tevsik zorunluluğu hem kiraya veren hem de kiracı için getirilmiştir.  Bu nedenle, bankadan geçirilmeyen işyerine ilişkin olarak  ödenecek kira bedeli için  hem kiracıya ve  hem de  kiraya verene ayrı ayrı  özel  usulsüzlük  ceza  uygulanması söz konusu olacaktır..

 

Yine önemli olan diğer bir husus ise  İşyeri kiraları için  tebliğ düzenlemesinde  konut kiralarında olduğu şekilde  bir  aylık parasal sınır  düzenlemesi söz konusu olmadığından  kira bedeli   sadece   1 YTL olsa  dahi    mutlaka bankadan veya PTT den geçirilmesi söz konusu olacaktır.

 

Konu ile ilgili olarak   268 No.lu GVK Tebliğinde İ işyeri kavramından ne anlaşılması gerektiğine dair bir açıklama söz konusu olmamıştır.  Ancak VUK nun bir usul hukuku olup bu noktada düzenleme içermektedir. Ve vergi Hukuku açsından da uygulama açısından bağlayıcı bir tanımdır. Bu nedenle   Bu noktada işyeri   tanımından ne anlaşılması gerektiği noktasında da açıklama yapmakta yarar vardır.  

 

Buna göre   213 sayılı  VUK’un 156. maddesinde işyeri   tanım olarak ve yasa hükmü ile tanımlayıcı hüküm ile    Ticari, sınai, zirai ve mesleki faaliyette iş yeri; mağaza, yazıhane, idarehane, muayenehane, imalathane, şube, depo, otel, kahvehane, eğlence ve spor yerleri, tarla, bağ, bahçe, çiftlik, hayvancılık tesisleri, dalyan ve voli mahalleri, madenler, taş ocakları, inşaat şantiyeleri, vapur büfeleri gibi ticari, sınai zirai veya mesleki bir faaliyetin icrasına tahsis edilen veya bu faaliyetlerde kullanılan yerdir”    şeklinde  hükmünü bulmuştur. 

 

 

Bu noktada da, özellikle kırsal kesimde tarla, bağ, bahçe, çiftlik, hayvancılık tesisleri, dalyan ve voli mahalleri kiralayanların, bu şekildeki kiralama ilişkilerinin durumu da tebliğde açık değildir.      Köydeki bir kişi 20 YTL (hatta 1 YTL)’ye bir dönüm arazi kiralamış olsa kiracı bunu bankadan geçirmek zorundadır.     Vergilendirme tekniği yönünden işyerleri için bir parasal sınır getirilmemesi eksiklik olmuştur.   

 

 

MESKEN VE İŞYERİ KİRALARINDA TEBLİĞDEKİ MÜŞTEREK HUSULAR NOKTASINDA AÇIKLAMALAR

 268 Seri No.lu GVK Genel Tebliği ile “….  tevsik zorunluluğu bulunmayan tahsilat ve ödemelere ilişkin durumlara da açıklık getirilmiştir.   Buna göre mükelleflerce,   Her bir konut için aylık tutarı 500,00 YTL’nin altındaki konut kira geliri ile  Mahkeme ve icra yoluyla yapılan konut ve işyeri kira gelirine ilişkin tahsilatlar  yukarıda getirilen zorunluluk kapsamına alınmamıştır.  Öte yandan aynî olarak yapılan söz konusu ödemelerin bu zorunluluk kapsamında olmadığı tabiidir….”  açıklamasından görüleceği üzere işyeri kiralarında 1 YTL dahi olsa kira bedeli, konut kiralarında ise her bir konut açsından 500 YTL yi geçen konut kira ödemelerinin bankadan yapılması zorunluluğu söz konsu olmuştur.    Tebliğ ile getirilen bu yasal zorunluluğa uymayanlara  213 sayılı VUK na göre  özel usulsüzlük cezası uygulanması söz konusu olacaktır.

 

Diğer bir anlatımla,   268 Seri No.lu Genel Tebliği’nde; Maliye Bakanlığı VUK’un mükerrer 257. maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye istinaden daha önce yayımlanan 243 ve 246 Seri No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğleri ile bankalara düzenleme zorunluluğu getirilen dekont  veya hesap bildirim cetvelleri ile tevsik edilme zorunluluğu uygulamasının eskiden olduğu gibi devam edeceği belirtilmektedir. Bankalar ve PTT aracı kılınmak suretiyle, para yatırma veya havale, çek veya kredi kartı gibi araçlar kullanılmak suretiyle yapılan tahsilat ve ödemeler karşılığında dekont veya hesap bildirim cetvelleri düzenlendiğinden bu belgeler tevsik edici belge kabul edilecektir. Bankaların internet şubeleri üzerinden yapılan ödeme ve tahsilatlar da aynı kapsamda sayılmıştır.

 

 

 

 

Tebliğ hükümlerine uygun davranmayanlara   uygulanacak özel usulsüzlük cezası uygulaması noktasında anılan tebliğde bu noktadaki açıklamalara aynen yer verirsek

“…   Vergi Usul Kanununun mükerrer 355 inci maddesinde yer alan hüküm uyarınca, mükerrer 257 nci maddeyle getirilen zorunluluklara uymayanlara özel usulsüzlük cezası kesilmesi gerekmektedir.

Anılan madde uyarınca bu Tebliğ ile 1/11/2008 tarihinden itibaren getirilen zorunluluklara uymayanlara kesilecek ceza, 2008 yılı için;

- Birinci sınıf tüccarlar ile serbest meslek erbabı hakkında 1.490 YTL'den,

- İkinci sınıf tüccarlar, defter tutan çiftçiler ile kazancı basit usulde tespit edilenler hakkında 680 YTL'den,

- Yukarıda yazılı bulunanlar dışında kalanlar hakkında 320 YTL'den

az olmamak üzere her bir işlem için bu işleme konu tutarın %5'idir.

2009 ve sonraki yıllara ilişkin olarak, Vergi Usul Kanununun Mükerrer 414 üncü maddesi uyarınca bu yıllar için belirlenecek asgari ceza tutarları dikkate alınacaktır…” 

 

şeklinde tebliğ anlatımları ve açıklamalarına göre özel usulsüzlük cezası uygulaması söz konusu olacaktır.

 

Bu konuda uygulamaya ışık tutması yönüyle tebliğdeki yer verilen örneği yazımızda aynen yer veriyorum .

 

ÖRNEK  

Bayan (B)'ye ait olan ve 2008 yılına ilişkin aylık 450'şer YTL kira geliri bulunan üç adet işyeri için kiracılar tarafından 250'şer YTL'lik kısım banka aracılığıyla, kalan tutarlar ise elden nakit olarak ödenmiştir. İşyerlerini kiralayan mükelleflerden biri birinci sınıf tüccar, diğerleri serbest meslek erbabı olarak faaliyette bulunmakta olup Bayan (B)'nin gelir vergisine ilişkin başka bir faaliyeti yoktur.

Bu durumun tespit edilmesi halinde Bayan (B) ile kiracı mükellefler adına, üç işyeri için elden yapılan tahsilat ve ödeme işleminin her biri için ayrı ayrı, Vergi Usul Kanununun mükerrer 355 inci maddesinde belirlenen ceza tutarından az olmamak üzere özel usulsüzlük cezası kesilecektir.

Elden yapılan tahsilat ve ödemelerin %5'inin asgari ceza tutarının altında kalması halinde ise her bir işlem için asgari ceza tutarı kadar ceza kesilmesi gerekmektedir.

Örneğimizde Bayan (B) ile kiracılara, 1/11/2008 tarihinden itibaren her bir işlem için, (elden yapılan tahsilat ve ödeme tutarının %5'inin asgari ceza tutarının altında kalması nedeniyle) 2008 yılına ilişkin belirlenen tutarlarda ceza uygulanacaktır. Aynı durumun 2009 ve sonraki yıllarda da devam etmesi halinde bu yıllar için belirlenecek asgari ceza tutarları dikkate alınacaktır.

Özellikle Reel kesimi ilgilendiren   ve 1.11.2008 tarihinde yürürlüğe girecek olan iş bu tebliğ düzenlemelerini bilginize sunmaya çalıştım. Yararlı olması dileğiyle

 

Mustafa Dönmez

Gediz Ticaret ve Sanayi Odası

Yönetim Kurul Başkanı